Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sirkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalma, Uğrulama, Hırsızlık
- Glayöl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuzgunkılıcı
- Koridor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık, Dehliz, Gezinti, Beçenek, Dar Geçit, Geçenek
- Esrik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dumanlı, Sarhoş, Esrimiş, Mest
- Oryantalizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğubilim, Şarkiyat
- Danış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşavere
- Sönük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Zayıf
- Mangır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Para
- Telin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lanet okuma, Lanetleme, Kargıma, Kargış, İlenme
- Yalaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalım, Alaz, Alev
- İrrasyonalizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usdışılık
- Bağdaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzlaşmak, Anlaşmak, Uyuşmak, Uymak
- Gümbürdemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Sakince kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usulca, Sakin
- Hezimet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozgun, Darmadağın Olma, Tarumar Olma, Yenilgi
- Teessüf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımak, Kınamak
- Hayal Gücü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhayyile
- Olasılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtimalî, Muhtemel
- Olabilirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmkân, Olanak, İhtimal, Olasılık
- Haneli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konutlu
- Kocabaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhtar
- Hele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alelhusus, Özellikle
- Lonca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korporasyon
- Tabiiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlılık, Milliyet, Tebaalık, Uyruk, Vatandaşlık, Bağımlılık
- Devirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşürmek, Yıkmak, İçmek, Yuvarlamak
- Isı Ölçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalorimetre
- Eksport kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışsatım
- İkiyüzlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mürai, Riyakâr
- Lüzum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyaç, Gerek, Hacet, İcap, Gereklik
- Mahsuldar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verimli
- Taşaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiğit
- Muhit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Etraf, Hava, Ortam, Vasat, Yöre, Saran, Çevreleyen
- Swift kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hızlı
- Malzeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereç, Materyal
- Dandik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzmece
- Uyumlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahenkli, Ritmik
- Layık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakışır, Yaraşık, Müstahak, Şayan, Yaraşan, Değimli
- Keloğlan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hindi
- Çarşamba Akşamı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salı
- Vurdumduymaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umursamaz, Aldırmaz, Aldırışsız, Duygusuz, Duvar Yüzlü, İtinasız, Lakayıt, Anlayışsız, Kavrayışsız
- Vasl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulama
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü