Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Seslenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hitap, Nida
- Tezyif Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlenmek
- Peş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Art
- Tedirgin Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huylanmak
- Kadavra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceset
- Destani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Epik
- İmitasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taklit
- Görevlendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Göstermek
- Ön Söz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukaddime
- Sayın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hürmetli, Muhterem, Seçkin, Değerli
- Sanal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Farazi, Tahminî, Mevhum
- Şahmat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Satranç
- Eko kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankı
- Yüzükoyun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzüstü
- Kursak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz
- Soğum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanıklık, Kanaatkarlık
- Çelebi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efendi, Terbiyeli, Centilmen
- Basur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mayasıl, Hemoroit
- Mazur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mazeretli, Özürlü
- Kabotaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denizcilik
- Anlatı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öyküleme, Üslup, Hikâye
- Çeviri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tercüme, Çevirme
- Kıraç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çorak
- Mıhlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dimdik, Sabit
- Boğaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmik, Kursak, İaşe, Dar Geçit, Yeme İçme, Gebe Hayvan
- Soysuzlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Yozlaşmak
- Yandaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitişik
- Musibetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feci
- Genişliğinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadar
- Kesenekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mültezim
- Eklenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ek, İlişik
- Buruşuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırış Kırış, Pürüzlü, Kıvrım Kıvrım
- Müşterek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortak, Ortaklaşa, Bir, Birlikte, Beraber
- Uyuşmazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimsizlik, Anlaşmazlık, İhtilaf, Zıddiyet
- Zihince kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zihnen
- Tıpkıçekim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fotokopi
- Fon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dipyüz, Alt, Görüntü, Kaynak
- Taksirat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kusurlar, Taksirler, Suçlar, Alın Yazısı, Günahlar
- Ebekuşağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gökkuşağı, Alkım, Eleğimsağma
- Tarh Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak
- Farsça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acemce
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü