Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ses Seda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alamet, Belirti, Haber, İz
- Yüksek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faik, Güçlü, Koca, Yüce
- Oğrun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizlice
- Kanıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanaat
- Periton kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavram
- Sabahleyin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabah
- Alımlı Çalımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Güzel
- Aborda Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanaşmak
- Yavaş Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavaşlamak
- Gönen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük Göl; Nem, Rutubet; Nemli (Toprak)
- Garet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağma
- Saçmalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zırvalamak
- Perdah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlatma
- Arzulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstek Duymak, Özlemek, İstemek
- Savaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuruş, Cenk, Harp, Kavga, Muharebe, Mücadele, Sefer, Uğraşma, Didişme
- Yarlıgama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağışlama
- Naaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceset, Cenaze
- Düşünceler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efkâr
- Maişet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimlik, Dirlik, Geçim
- Jimnastik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdman, Kültürfizik, Beden Eğitimi
- Batak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bataklık, Batmış, Faydasız, Mahvolmuş
- Düzülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koyulmak
- Hiddetlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızmak, Öfkelenmek
- İnhitat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökmek, Gerilemek
- Küçük Abdest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdrar
- Cızıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cızırdamak
- Sayvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkık Örtü; Kulak Kepçesi
- Kûhi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Issız
- Mesken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konut, Ev, Otru
- Sıçanotu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arsenik
- Belgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiar, Alamet, Nişan
- Tutulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutulmuş, Mevkuf
- Kilometre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağrım
- Zayıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıska, Cılız, Arık, Çelimsiz, Enez, Yetersiz, İnce, Kuru, Yufka, Güçsüz, Kuvvetsiz
- Diş Kamaştırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buruk
- Görgüsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basit, Çakal, Hıyar, İlkel, Kabak, Tor, Yavan
- Zihinden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zihnen
- Temel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana, Anayasa, Asıl, Baş, Çizgi, Esas, Gerçek, Kök, Omurga, Özül, Taban, Üs, Zemin, Başlıca, Baz
- Maya Koymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatırım Yapmak
- Berbat Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Kirlenmek
- Atasözü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darbımesel, Sav
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü