Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıcak Yel
- Onama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasvip
- Manalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamlı, Manidar
- Tedricen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gitgide, Giderek, Yavaş Yavaş, Azar Azar, Derece Derece
- Çulpan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoban Yıldızı, Zühre, Venüs
- Pinel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yel oku
- Yasmık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mercimek
- Unutulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küllenmek
- Kovcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gammaz
- Domestik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evcil, Yerel, Yerli
- Hakaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşağılama, Taşlama, Onur Kırma
- Başkaldırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsyan, Ayaklanma, Kalkışma, Başkaldırma, Karşı Gelme, Kozgalan
- Tığ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biz, Kılıç
- Çok Lazımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elzem
- Kol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Branş, Dal, Destek, Dizi, Düzen, Grup, Kanat, Karakol, Kısım, Şube, Tutacak
- Kimse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sima, Şahıs, Nefer
- Belirtme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasrih, Tayin
- İzzet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüklük
- Aşina kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dost, Bildik, Tanıdık, Tanış
- Vedre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Helke
- Boydak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekâr, Serbest, Yalnız
- Emcek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meme
- Müsamahakâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoşgörülü, Merhametli, Yumuşak
- Out kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışarı
- Yemeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tülbent, Çit, Değirmi, Yazma, Ayakkabı
- İspatlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspat Etmek, Kanıtlamak
- Sarfınazar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vazgeçmek
- Daire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teğre, Çember, Çevre, İdare, Kat, Menzil, Ofis, Değre, Evir, Bölük
- Neşet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğmak
- Ziyasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karanlık
- Egemenlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hâkimiyet, Hükümranlık, Buyruk, Hüküm
- Yapılmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mamul
- Garaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arabalık
- İsyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kozgalan, Baş Kaldırma, Ayaklanma; Boyun Eğmeme, Uymama, İtaat Etmeme
- Serdetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meydana Koymak
- Meşru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasal, Kanunlu, Törel, Yollu
- Eylem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiil, Hareket, İş, Etki, Aksiyon, Ameliye, Ameliyat, Amel
- Istılahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terimsel
- Tufeyli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Virane, Asalak, Ekti, Sığıntı
- Şirretlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimsizlik
- Komprador kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşbirlikçi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü