Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
S�rga ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı!
- Muhasebeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayman
- Fiske kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çırtma
- Müşahede Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözlemek, Tarassut Etmek
- Şiar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgi, Düstur, Slogan, Ülkü, Duyuş
- Tahdit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahdutlaştırma, Sınırlama, Çevreleme, Buçlama, Belli Etme, Belirleme
- Emare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti, İz, İpucu, Alamet, Delil
- Titremek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallanmak, Zangırdamak
- Pençeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü
- Kapora kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peyakçesi, Güvenmelik
- Perestiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapınma
- Kimlik Belgesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimlik
- Dirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçim, Hayat, Huzur, Sağlık, Varlık, Refah, Yaşayış, Erinç
- Hatırı Sayılır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oldukça Çok
- Yaydırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevzi
- Yayımlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklamak, Çap Etmek, Çıkarmak, Neşretmek
- Muhafızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruyuculuk
- Darbetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpmak, Vurmak
- Haliyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olduğu Gibi; Doğal Bir Sonuç Olarak, İster İstemez
- Yardım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muavenet, Katkı, Destek, Etki, Bağış, İane, Kömek, Himmet, Lütuf, Medet, Muzaheret
- Skolastik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski
- Ağartmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyazlatmak
- Boğucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıcak, Sıkıntılı
- Cazip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekici
- Derebeyi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorba
- Kökten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temelden, Cezri
- Çalım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteriş, Tafra, Şişinme, Kibir, Caka, Fiyaka, Gurur, Jest, Kurum, Loka, Menzil, Tekebbür, Erim
- Mutaassıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnaz, Yobaz
- Süsler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezyinat
- Mundar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Murdar, Kirli, Pis
- Mağdurluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mağduriyet
- Mekir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hile
- Bayak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demin
- Evrim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekâmül, İnkılap
- Adliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargılık
- Üreme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenasül
- Dayanım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnç
- Başlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çivi
- Seyirci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzleyici, Temaşabin, Temaşacı
- Durum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pozisyon, Boyut, Gidiş, Hal, Hâl, Hatır, Hava, Hesap, Kalıp, Keyfiyet, Konum, Manzara, Mevki, Tavır, Vaziyet, Yağday, Yer, Davranış, Halütavır
- Kartvizit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kart
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü