Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Rotatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döner Basar
- Tomruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şalban, Tir
- Poşet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Torba
- Gidiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranış, Durum, Ezgi, Hal Hareket, Seyir, Tempo, Tutum
- Hafiflik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeğnilik, Rahatlık
- İnput kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girdi
- Ezkaza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlışlıkla, Kazara, Kazayla, Rastgele
- Meridyen Düzlemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğlen
- Küsmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darılmak
- Müsamaha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoşgörü, Yumuşaklık, Görmezlikten Gelme, Göz Yumma
- Boktan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararsız
- Gösterişlilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şan
- Bienal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılaşırı
- Ebed kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bengi
- Sünk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kemik
- Kargışlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melun, Lain
- Değişebilir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişken
- Avantür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Macera, Serüven
- Satış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bey, Satmak İşi, Satım
- Meşrubat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçecek, İçkiler
- Yükseltme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terfi
- Felah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurtuluş, Selamet
- Şeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Çirkin, Alçakça, Ahlak Dışı, İnsanlık Dışı
- Nazenin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Narin, İnce
- Lazıme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekçe
- İhtilal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devrim, Kargaşa, Ayaklanma, Köklü Değişim
- Kaymış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçık
- Çıkar Yol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çare
- Mizan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçü, Terazi, Sağlama
- Köylük Yer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köy
- Vezinli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçülü
- Arkalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak, Arkasına Almak, Yüklenmek, Müzaheret etmek
- Bozulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arızalanmak, Ekşimek, İçerlemek, Kulumak, Sınmak, Yozlaşmak
- Kabil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olası, Benzer, Cins, Gibi, Mümkün, Olabilir, Tür, Türlü, Olanaklı
- Gelincik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lale
- Dayalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmış Olan; İlgili, Dair, Müstenit, Mebni
- Hırslandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızdırmak
- Taam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeşni, Yemek, Yiyecek
- Çabucacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Muhrip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaş Gemisi
- Kuşatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek, İhata Etmek, Kaplamak, Kucaklamak, Muhasara Etmek, Sarmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü