Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Rehberlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılavuzluk
- Dörtlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıta
- Afaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksiz, Önemsiz, Hayali
- Adil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adaletli, Eşitlikçi, İnsaflı, Haktanır
- Dair kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzerine, Ait, İlişkin, Hakkında, Konusunda, Bir Şeyle İlgili, Bir Şey Üstüne
- Yakalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Belirlemek, Paketlemek, Tutmak, Derdest Etmek, Durdurmak
- Yavuklu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözlü, Nişanlı, İstekli, Namzet, Sevimli
- Ayna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözgü, Mirat, Yansıtaç, Güzgü
- Hoplamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoppanmak
- Başıkabak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçsız
- Dilbilgisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gramer
- Lenk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksak, Mıymıntı
- Yalama Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşınmak
- Metanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanık, Dayanıklılık
- Çırçıplak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivil
- Tabütüvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç, Kuvvet, Takat
- Hissi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygusal
- Kül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavurmak, Yakmak
- Tuşe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değmek, Dokunmak
- Faik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstün, Yüksek
- Takanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alacak, Borç, İlişki, Takıntı
- Kuvvet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilek, Cebir, Fer, Güç, Hâl, Ker, Mecal, Nüfuz, Şiddet, Takat, Zor, Yetke, Erk, Tahammül, Mukavemet
- Böbürlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüklenmek, Övünerek Kabarmak, Kurulmak
- Muhaccer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırabzan
- Düşüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşük
- Teadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağılık
- Tenya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şerit
- Spekülasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurgun, Düzen; Kurgu, Saptırma
- Hayat Hikâyesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz Geçmiş
- Periferi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Kıyı, Uç
- Köpyak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehram, Piramit
- İstikrah Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenmek, Tiksinmek
- Danışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak, Müracaat Etmek, İstişare Etmek
- Sessiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sakin, Sakit, Samit, Suskun, Tek, Ünsüz, Yumuşak
- Ahvalat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vukuat
- İğne Yapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğne Vurmak
- Müsadif Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rastlamak
- Seyran Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezinmek, Gezmek
- Prototip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekörnek
- Mahlas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçme Ad, Tahallüs
- Çak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yırtık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü