Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Rantiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lüpçü, Getirimci
- Cinsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cinsî
- Sınama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneme, Eleştiri, Prova, Tecrübe
- Cefa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eziyet, Sıkıntı, Azap, Eza, Zulüm, Üzgü, Eza
- Cıvık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sulu, Gevşek
- Himayecilik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırmak
- Yürütme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcra
- Tatil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinlence, Ara, Dem Alış, Grev, İstirahat, Boşuklama, Kapama
- Gereksemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhtaç Olmak
- Kâmil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Mükemmel, Olgun, Erişkin, Yetkin, Eksiksiz, Ağır Başlı
- Yaraşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygunluk
- Banliyö kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Dolay, Yörekent
- Yansılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taklit Etmek
- İç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağırsak, Ciğer, Dahil, Karın, Kucak, Mide, Muhteva, Sine, Yürek
- Yalkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birey, Fert; Kendi Başına, Münferit
- Arılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayıflık, Sadelik, Saflık
- Ikınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gücenmek
- Sakit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Susmuş, Müsterih, Sessiz, Sütliman
- Öz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esas, Halis, Hakiki, Arı, Çay, Dere, Hamur, Hülasa, Kendi, Madde, Mahiyet, Ruh, Saf, Sonuç, Zat
- Yapı Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esas, Temel
- Kayyum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vasi
- Yüreklilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cüret, Güven, Yürek
- Bitmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamam
- Bocalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karıkmak, Şaşmak
- Alıştım Yandım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanardöner
- Pırıltılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak
- Sakinlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakinleşmek
- Doymaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aç Gözlü
- Pansiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Barınak
- Operatris kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Operatör
- Hükümet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakanlar Kurulu, Kabine
- Yargıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hâkim
- Bağımsız Milletvekili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsız
- Boylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batmak, Çıkmak, Düşmek, Yükselmek
- Esirgememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıymak
- Akrabalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hısımlık
- Kabiliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dirayet, Kapasite, Yetenek, Beceri, Vasıf, Yetiklik
- Otokrasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saltçılık
- Anıtsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkemli
- Paravan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü, Perde
- Cevaplamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanıtlamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü