Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Partner kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Ortak
- Hamletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yormak
- Statüko kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süregelen Durum
- Her Hâlde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyesin, Sağlam
- İleti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesaj
- Kitap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eser, Yapıt
- Ahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Sonraki, Sonuncu, En Sonra, Sonunda, Sonra
- Yalpı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yamaç
- Ziyadesiyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fazlasıyla
- Boran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırtına
- Santrifüj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özekkaç
- Kâkül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Perçem
- Huşsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Unutkan
- Pert kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar
- Alışılan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutat
- Kabakki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabık
- Sedir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Divan, Taht, Kerevet, Dağ Servisi, Katran Ağacı
- Aralıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyrek
- Sersemleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hezeyan
- Hevessiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsteksiz
- Kalas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaba, Kereste, Tir
- Geçmelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müruriye
- Lime Lime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cırık Cındır, Parça Parça
- İtina kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özen, İhtimam
- Eder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer, Fiyat, Paha
- İradesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstençsiz
- Ara Düzelten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ara Bulucu
- Sövgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sövme, Küfür
- Gönlünü Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönlünü Almak, Razı Salmak
- Dayanım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnç
- Göreceli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzafi, Nispi
- Daraltmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasmak, Kısıtlamak, Kısmak
- İhtiyacı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksinmek
- Fevrî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarım Yamalak
- Takipçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlemci
- Lengitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savsaklamak
- Sırılsıklam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyice, Adamakıllı, Çok Islak, Sırsıklam
- Muta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Veri
- Katarakt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Perde, Akbasma, Aksu
- Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Bayılmak, Çevirmek, Dayamak, Görmek, Harcamak, Hasretmek, İletmek, Katmak, Lütfetmek, Ödemek, Satmak, Serpmek, Tespit Etmek, Uzatmak
- Şanson kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melodi, Şarkı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü