Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Nitelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, Damga, İlim, Kalite, Keyfiyet, Mahiyet, Renk, Vasıf
- İlâhi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanrısal, Mükemmel
- Dirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçim, Hayat, Huzur, Sağlık, Varlık, Refah, Yaşayış, Erinç
- Dayanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaslanmak, Abanmak, Çullanmak, Çekmek, Dinmek, Durmak, Gelmek, Gitmek, Götürmek, Güvenmek, Hazmetmek, Sabretmek, Ulaşmak, Varmak, Yetişmek, İstinat Etmek, İptina Etmek, Mukavemet Etmek, Tahammül Etmek
- Ölümsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebedi, Baki, Layemut
- Dudak Boyası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruj
- Sav Söz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Slogan
- Nazarî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuramsal
- Kirmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğ
- Sop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Klan, Soy
- Mesut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutlu, Ongun, Saadetli, Berhudar, Bahtiyar
- İte Kaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla
- Herke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kova
- Gittikçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedricen
- Mantıki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mantıklı
- Fuar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Panayır
- Yapıp Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapmak
- Habaset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçaklık
- Vıyıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vınlamak
- Çakılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabit
- Tokatlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şapalaklamak
- Arna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanal
- Hücre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göze
- Başefendi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkatip
- Mahsuldar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verimli
- Nizam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Dizgi, Yol, Çekidüzen, Kural, Sıra, Tüzük
- Parıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişmek, Işıldamak, Parlamak, Yanmak, Yükselmek
- Müheyya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazır
- Ekabir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükler, İleri Gelenler
- Cebel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağ; Sahipsiz, Boş Toprak
- Scanner kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarayıcı
- Kaside kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Samav
- Geçiştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurtulmak, Savuşturmak, Atlatmak
- Yağmalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garet Etmek, Talan Etmek
- Yaşantı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayat, Hayat Tarzı
- Muhasebeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayman
- Sedef Hastalığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sedef
- Zafiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayıflık, Arıklık, Güçsüzlük, Dermansızlık
- Ferahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk
- Kesif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalın, Sık, Yoğun, Koyu, Saydam
- Kuzulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavrulamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü