Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Muhakeme Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünmek, Yargılamak
- Fazlalaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğalma
- Gibi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmişçesine, Benzer Biçimde, Teki, O Anda, Tam O Sırada, Hemen Arkasından, Kabil, Kadar
- Aşina Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmek, Tanımak
- Sülün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırgavul
- Nasılsa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elbette
- Mühim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güncel, Önemli, Ehemmiyetli, Önemli
- Feyz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verimlilik, Bereket, Gürlük
- Pardon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Affedin, Bağışlayın
- Departman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşbölümü, Bölüm
- Hatalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kusurlu, Suçlu, Yanlış
- Kovuşturma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soruşturma, Araştırma, Takibat, İstintak, Takip
- Lehtar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraftar, Yandaş
- Tesisat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşem
- Bucak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açı, Kasaba, Kenar, Köşe, Nahiye, Yer, Zaviye
- Tutkun Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevdalanmak
- İndirimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ucuz, Tenzilatlı
- Katolunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesilmek
- Geçit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz, Bel, Belen, Derbent, İntikal, Transfer
- Kötü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acı, Aşağı, Aşırı, Berbat, Çok, Döküntü, Duman, Fena, İbret, Kaba, Kaput, Kara, Kör, Melun, Nadan, Nahoş, Pis, Sıfır, Şer, Tehlikeli, Yaman, Yaş, Endişe Veren
- Uzatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak, Dayamak, Germek, Göndermek, Oyalamak, Uzatmak, Vermek, Temdit Etmek
- Tazeleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlanmak, Gençleşmek
- Uyarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygunluk
- Medar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönence, Dayanak, Yardımcı
- Boşaltmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Tahliye Etmek, Dökmek, Aktarmak, Açmak, Çıkarmak, Kotarmak, Kusmak
- Lektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okutman
- Onursal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fahri
- Ayar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dakiklik, Değer, Derece, Köklenme
- Ruhbilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Psikoloji, Tinbilim
- Tezene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalgıç, Mızrap
- Kalifikasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nitelik
- Rasathane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözlemevi
- Anı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatıra, Yadigâr
- Lağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay
- Akil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıllı
- Yolluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiyecek, Harcırah
- Sendikacılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanç
- Gurup Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batmak
- Misyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Görev
- Asansör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Götürge
- Müteşekkil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşmuş, Meydana Gelmiş, Kurulmuş
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü