Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mucit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılgıcı, Buluşçu, Bulman
- Rafinaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtım
- Tefekkür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünme, Düşünüş, Düşünce
- Yunak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hamam
- Oğru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırsız
- Makaslanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesilmek
- Günlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarihli
- İtibar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haysiyet, Kadir, Kredi, Onur, Ölçü, Rağbet, Saygınlık, Prestij
- Hazar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Barış
- Takatsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dermansız, Yorgun
- İleri Gelen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşraf
- Talipli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstekli, Talip
- Anlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklamak, Aydınlatmak, Açmak, Yorumlamak Açımlamak, Tafsil Etmek, İfade Etmek, Beyan Etmek, Göstermek, İzah Etmek, Nakletmek, Söylemek
- Yalnızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vahşet, Kimsesizlik, Issızlık
- Ayazlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğumak, Donmak, Üşümek
- Tören kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merasim, Seremoni, Resim, Şadlık, Tantana, Anma, Kutlama, Karşılama, Uğurlama, Evlenme
- Yoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlenmemiş, Dejenere, Kaba, Bayağı, Adi, Bozulmuş, Kısır, Yabanıl
- Estelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abide, Anıt, Yadigâr
- Baston kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asa, Değnek, Kötek
- Bağrış Çağrış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Şamata
- Tomurcuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gonca
- Alıştım Yandım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanardöner
- Devlet Kuşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umulmadık Talih
- Salon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dükkân, Mağaza, Konuk Odası
- Dolan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hile
- Yolcu Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göndermek
- Cırttan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bodur
- Asabiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinir Sayrılıkları
- Katlanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devrim, Tahammül
- Çöküntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökme, Enkaz, Göçük, Kriz, Teressübat, Depresyon
- Bizar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedirgin, Bıkmış, Bezmiş, Usanmış, Bıkkın, Bezgin
- Çıtırbom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Türedi
- İrs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıtım, Soyaçekim
- Belet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildik
- Gıybet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekiştirme, Kötüleme, Kov, Kovculuk
- Rivayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylenti
- Zamkinos Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçmak
- Mecra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatak, Akak, Suyolu, Suyolu Atağı
- Fırtınalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık
- Güre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekingen, Dinç, Korkak, Kuvvetli, Ürkek, Erke, Enerji, Yabani
- Neşriyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayın, Yayınevi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü