Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Muallak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asılmış, Asılı; Bağlı, Bağınlı
- Taahhüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstlenme, Bağıt
- Çıkma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkıntı, Eski, İsabet
- Kederlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzülmek, Tasalanmak
- Sınıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derslik, Dershane, Grup, Bölüm, Küme, Klas
- Nakış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşleme, Bezek, Dantel, Desen, Hile, Motif
- Geli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kilo
- Alengir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Fiyaka, Gösteriş, Hile, Tuzak
- İşte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bu, Budur, O, Odur
- Cırcır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fermuar
- İvaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılık, Ödün, Taviz
- Namus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğruluk, İffeti Akmanlık, Yüz Akı, Onur
- Donatım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teçhiz
- Keşif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulma, Bulgu, Tahmin, Açma, Buluş
- Konglomera kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığışım
- Mahvolma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntı
- Hasiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etki, Haslet, Hassa, Huy, Mizaç, Yaradılış, Fayda, Yarar
- Tanımama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkâr
- Saygılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hürmetli
- Ödence kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tazminat, Fariza, Vecibe
- Temaşa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmak, Seyretmek
- Didaktik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretici; Öğretim Bilgisi
- Likidasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasfiye
- Havlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürümek
- Algılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derk Etmek
- Sessizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sükûnet, Sükût
- Açıklama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzah, Tavzih
- Hafta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yedil
- Evlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varmak, İzdivaç Etmek
- Üstüne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dair
- Hükümlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahkûm, Cezalı
- Veliyullah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Veli
- Temsilci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mümessil, Ajan, Nümayende, Oruntak
- Münekkitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştirmenlik
- Tevakki Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Sakınmak
- Sülasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üçlü
- İncelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntı, Edep, Letafet, Nezaket, Zarafet
- İthalatçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış alımcılık
- Küçük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ufak, Mini, Balaca, Mikro, Değersiz, Önemsiz, Bayağı, Enik, Ivır Zıvır
- Duman Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Yok Etmek
- Mefret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, İri, Kocaman, Muazzam
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü