Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Meyletme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temayül
- Hemşehrilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memleketlilik, İldeşlik, Bölgedeş
- Karıştırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozguncu, Mikser, Müfsit
- İstirham Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilemek, Yalvarmak
- Saçakbulut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ak Bulut, Sirrus
- Tesadüf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rastlama, Rast Gelme, Rastlantı, Rast Geliş
- Salmalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otlak
- Saylav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mebus, Milletvekili
- Karılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışmak
- Sepi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dabaklık
- Yükseköğretim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ali Tahsil
- Hodpesentlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sükse
- Cilalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak, Süslü
- Sakil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Çirkin, Kaba, Sıkıntılı
- İstikraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borç, Ödünç
- Sahabet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırmak, Korumak
- Asamble kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurul, Meclis
- Muayene Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, İncelemek
- Kabir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sin, Mezar, Gömüt
- Sükûnetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sakin
- Minder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşekçe
- Tayf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüntü, Hayalet, Ruh
- İnsicamsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutarsız
- Entrikacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenci
- Kalaylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sövmek
- Vecih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz, Çehre; Yol, Tarz
- Tema kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana Duygu, İzdem, Düşünce, Görüş, Ana Konu
- Bahane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sebep, Neden, Mazeret, Vesile, Kulp
- Geçerlilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüküm
- Barhana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafile, Küçük Kervan, Göç, Göç Eşyası, Kullanışsız Konak
- İlah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanrı, Kuday
- Entipüften kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydurma, Derme Çatma, Çerden Çöpten
- Sıdk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğruluk
- Mehabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heybet
- Güçsüzleştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketmek
- Benzemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Andırmak, Okşamak, Sanısını Uyandırmak, Gibi Görünmek, Çalmak, Dönmek, Göstermek, Kaçmak, Kesilmek, Yaklaşmak
- Cisim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Madde, Gövde, Beden, Vücut, Varlık
- Garaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Hedef, Kin, Maksat, Düşmanlık, Garez, Öcük
- Bienal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılaşırı
- Düşkün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manyak, Mecbur, Meraklı, Yangın
- Takılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlişmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü