Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mayalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekşimek
- Çöküş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnhitat; Yıkılma
- Yetinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdare, İktifa, Kanaat
- Biilaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaresiz
- Yoksun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahrum, Muhtaç
- Şive kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söyleyiş, Ağız, Diyem, Eda, Naz
- Tanıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşhis
- Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyurmak, Görmek, Kılmak, Yapmak
- İnşa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikmek, Kurmak, Yapmak
- Reflektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yansıtaç, Yansıtıcı
- Avantajsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararsız
- Çömelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökmek
- Arkaik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşnı, Eskil
- Muvafık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun
- Korte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Flört
- Etiket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkartma, Kimlik, Yafta, Teşrifat
- Haklar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hukuk
- Neci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ne İş Yapar?
- Öğüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ders, Nasihat
- Şans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baht, Güman, İhtimal, Kısmet, Talih, Uğur, Yıldız, Felek
- Darbımesel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atalar Sözü, Atasözü
- Riyaset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkanlık
- Gıyaben kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkasından, Uzaktan, Yokken, Ardelek, Görmeden
- Oyalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak, Gözletmek, Kılıklamak, Uzatmak
- Büyük Peder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Baba, Dede
- Entegrasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütünleşme, Uyum, Birleşme
- Kitle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kütle, Yığın, Topak, Öbek, Topluluk
- Tutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrımak, Alıkoymak, Avlamak, Bağlamak, Başlamak, Beğenmek, Benimsemek, Bürümek, Girişmek, İzlemek, Kalmak, Kaplamak, Kapmak, Kavramak, Kullanmak, Müdafaa Etmek, Saklamak, Sarmak, Saymak, Sunmak, Taraftar Olmak, Tutuklamak, Uğramak, Ulaşmak, Varmak, Yakalamak, Yapışmak, Yapmak, Yenmek, Yönelmek, Zapt Etmek
- Şahsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özel, Kişisel, Kişilik
- Yermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmek, Pislemek, Sövmek, Tiksinmek, Zemmetmek
- Yola Gitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuşmak
- Maaile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ailevi
- Etli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolgun, Kalın
- Hicret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göç
- Sayılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstatistik, Numaralamak
- İhlal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozma, Dokunma, Zarar Verme
- Bacarıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vukuf
- Dirim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayat, Yaşam; Yaşama Gücü
- Arızalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Dalgalı, Engebeli
- Darbelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpmak, Vurmak
- Haneli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konutlu
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü