Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mamure kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındırlık
- Prolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öndeyiş
- Partal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalan
- Acil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tez, Süratli, İvedili, Hızlı, İvedi, Evgin, Müstacel, Gecikmez, Geciktirilemez, Ertelenemez
- Tek Tük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az, Seyrek
- Olasılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtimalî, Muhtemel
- Salkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serin
- Çivi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mıh, Mismar
- Mihver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dingil, Eksen, Önemli
- Gücük Ay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şubat
- Temelleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teessüs
- Depresyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöküntü, Bunalım, Ruhsal Çöküntü
- Zeval kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabahat, Öğle, Sorumluluk, Suç, Bozulma, Yıkım, Son, Düşkünlük, Yok Olma, Yok Edilme
- Mortlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Ürün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapıt, Önüm, Eser, Hasılat, Mahsul, Meyve, Semere
- Mahsulât kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürünler
- Muvafakat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onaylamak
- Müstafi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstifa Eden, Çekilen
- Gamsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kedersiz, Tasasız, Rahat
- Emek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaba, Çalışma, Ceht, Himmet, İş, Mesai
- Radyo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinleç, Ünalgı, Işın Yayımı
- Kotur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuz
- Kamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boy, Endam
- İtidalli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ilımlı, Soğukkanlı
- Hurafe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körinanç, Boş İnan, Sanaka
- Yalama Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşınmak
- Uyanıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikkat, Teyakkuz
- Sıkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cimri, Dar, Katı, Sert, Tıkız, Yoğun, Zorlayıcı
- Değmedüşer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıtkırıldım
- Özdek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varlık, Madde, Cisim
- Başmakçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayakkabıcı
- Savaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harp Etmek, Muharebe Etmek, Uğraşmak, Çarpışmak, Vuruşmak
- İskelet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıplak, Kuru, Kemik Çatısı, Teşrih
- Vasiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vasiyetname, Tutsu
- Denektaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mehek Taşı, Mihenk
- Paket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlama
- Saraka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, İstihza
- Şebeke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağ, Kanalizasyon, Kuldur Destesi, Örgüt, Kimlik Kartı
- Çayhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çayevi
- Gönül Borcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Minnet, Şükran
- Malkıran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığır Vebası
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü