Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mahcur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısıtlanmış, Kısıtlı
- Mahdudiyetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münhasır
- Bıkkınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usanç
- Zeng kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çan, Çıngırak, Zil
- Yakasız Gömlek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kefen
- Alev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalaz, Yalım, Alaz, Kıvılcım, Şule, Yalın
- Kararlaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayin
- Tecahül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmezlenme
- Sunucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takdimci
- Tebrik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutlamak
- Umut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düş, Rüya, Ümit, Ferahlık
- Ruhlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı
- Rakam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayı, Miktar, Nicelik
- Engellemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelmek, Hapsetmek, Karışmak, Kösteklemek
- İfşa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açığa Vurmak, Açıklamak, Dökmek
- Ay Ağılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hale
- Kurun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağ
- Kaşane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süslü Köşk, Saray
- Çerge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçebe Çadırı, Otağ, Çadır
- Edebi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edebiyata İlişkin, Yazınsal, Betiksel
- Atölye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlik
- Kod kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizim, Harf
- Vebal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günah
- Öyleyse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bari, O Hâlde
- Havali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Dolayı, Bölge, Yöre
- Kıstırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapmak
- İpsiz Sapsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamsız, Serseri
- Danışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak, Müracaat Etmek, İstişare Etmek
- Sebzevat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sebze
- Muhabirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salıkmanlık
- Medarımaişet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş
- Sakin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sessiz, Sütliman, Dingin, Oturan, Eğleşen
- Ceza Atışı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Penaltı
- Araba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otomobil, Taşıt, Vasıta, Kölük
- Yeter Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkışmak, Dayanmak, Gitmek
- Tutukevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevkifhane, Dam, Tomruk, Hapishane, Cezaevi, Mapushane
- Susamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özlemek
- Yardımsamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardım İstemek, İstiane Etmek
- Aktarma Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarmak
- Bestekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besteci, Ezgici, Kompozitör
- Muhasara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abluka, Kuşatma, Sarma, Çevirme
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü