Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kuzulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavrulamak
- Mersiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağıt, Sagu
- Şüpheli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşkulu, Kötülükçü, Zanlı, Çirkin
- İkaz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dürtmek, Uyarmak
- Teşrikimesai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emektaşlık, İş Birliği
- Güdülebilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güdümlü
- Vatani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yurtsal
- İkbal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, İstek, Baht Açıklığı, Gözde Cariye, Odalık
- Kalımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baki, Kalıcı, Ölümsüz, Zevalsiz
- İm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alamet, Eser, Gösterge, İşaret, Telmih, Belirti, İz
- Moral kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgüç, Maneviyat
- Kardeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birader, Küçük Bacı, Küçük Kardeş
- Farklılaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkalaşma, Değişim, Ayrımlaşma
- Kaydiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabıka
- Anemon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manisa Lalesi, Dağ Lalesi
- Gidişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaşınmak
- Uzunçalar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Longplay
- Rahmetlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merhum
- Mukavele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antlaşma, Kontrat, Sözleşme, Konuşuk
- Mezbaha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesimevi, Kesimhane, Sallakhane, Kanara
- Talaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalga, Kasırga
- Nizamname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüzük
- İki Canlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gebe, Hamile
- Elmacık Sümüğü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elmacık Kemiği
- Kaşındırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Isırmak, Yemek
- Tekrar Tekrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üst Üste, Ardı Ardına, Kayta Kayta
- Tuzlubalgam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mayasıl, Egzama
- Muzip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takılgan, Şakacı, Zarafatçıl
- Islak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nem, Nemli, Yaş
- Cingelek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırcık
- Geçerli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtibarlı, Makbul, Muteber
- Nakışsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezeksiz
- Koyun Bakışlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Şaşkın
- Posta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulak, Defa, Kez, Kol, Sefer, Takım, Vardiya, Gönderi
- Memleket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyar, El, Şehir, Ülke, Yurt, İl
- Solumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nefes Almak
- İham kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İma, Telmih
- Yağdırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlamak, Savurmak, Söylemek, Vermek
- Fer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işık, Parlaklık, Aydınlık, Güç, Kuvvet, Nüfuz, Canlılık
- Kıygın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mağdur
- Borazan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boru
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü