Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kudurgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azgın
- Eğleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkamet
- Azaltmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksiltmek, Çıkarmak, İndirmek, Budamak, Düşürmek, Kesmek, Kısmak
- Dalalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sapkınlık, Azgınlık, Yoldan Sapma, Sapınç, Doğru Yoldan Ayrılma
- Sismolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deprembilimci
- Azınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekalliyet, Azlık, Ekalliyet
- Tuluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tulum
- Bükülmüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvrım
- Güzgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayna
- Serpuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlık
- Katalog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizit, Fihrist, Yayınevi
- Nezaretçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetimci
- Serinkanlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğukkanlılık
- Ar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanma, Utanç
- İstidat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetenek, Kabiliyet, Anıklık
- Abstraksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyutlama
- Söykemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayamak, Yaslamak
- İçtimai Fikir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efkârıumumiye
- Tektük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az
- Nesne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şey, Zat
- Senetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgesel
- Kıta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana Kara, Dörtlük, Parça, Tane
- İstihzalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstehzi
- Yedmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek, Yedeğinde Götürmek
- Kalaylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sövmek
- Avaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nara
- Sarsalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsmak
- Anne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aba, Ana, Kocakarı, Nene, Valide
- Meraklanan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütecessis
- Havaneli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havandeste
- Değim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Liyakat
- İkame kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doldurma, İvaz Etme, Yerine Koyma, Yerine Kullanma, Dikme
- Yakınma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şikâyet
- Müsteşarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakan Yardımcılığı
- Başağrısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı
- Şirk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeriklik
- Geçinememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşamamak, Bağdaşamamak, Uyuşamamak
- İktidar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç, Dirayet, Hükûmet, Kifayet, Kudret, Erk
- Sarmaşan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarılgan
- Mahvolma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntı
- Tul Derecesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boylam
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü