Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kokoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Züğürt
- Klasman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küme, Tasnif, Bölük, Bölümleme, Sınıflama
- Ruh Bilimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruhiyat, Psikoloji
- Ortaöğretim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lise
- Otomasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdevim
- Alkışçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakşakçı
- İbaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşan, Meydana Gelen, Oluşmuş
- Yitme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıp
- Uçmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçuk
- İstişare Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Danışmak
- Kimyasal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimyevi
- Yazılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaydolmak, Geçmek, Girmek, Sevmek
- Kovan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arı Peteği, Arı Teknesi, Yayık
- Halayık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın Köle, Cariye
- Yuvalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplanmak
- Kofluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmaklık, Bilgisizlik, Güçsüzlük
- Açılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yırtılmak, Ferahlamak, Bollaşmak, Delinmek, Anlamak, Çatlama
- Ekşi Kiraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vişne
- Konvansiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşma
- Metin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı, Dimdik, Sağlam
- Yakşıca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakinen
- Taammüden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasten, Bile Bile, Tasarlayarak, Bilerek, İsteyerek
- Yavuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sert, Yaman, Çetin, Fena, Güçlü, Gürbüz, Güzel, İyi, Kötü, Pek Sert, Kıyak
- Nebi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalvaç, Resul, Peygamber, Savacı
- Beraber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlikte, Bir arada, Denk, Eşit
- Meşk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Egzersiz
- Koşuntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayfa
- Kümes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İn
- Havmana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çayırlık
- Prefiks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önek
- Ruh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tin, Duygu, Emanet, Esans, Öz, İlke, Canlılık, Espri
- Yamaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yan, Bayır, Huzur, Kat, Ön, Yakın
- Cacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğramaç
- Sopalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dövmek
- Bittabi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elbette, Tabii, Doğal Olarak, Tabiatıyla
- Yerme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hiciv, Kınama, Gıybet
- Yaklaşan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakın
- Çençen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze
- İnisiyatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öncecilik
- Tembihlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyarmak
- İşlev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fonksiyon, Görev, Vazife, İş Görme Yetisi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü