Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kitabe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazıt
- İşret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçki
- Saflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Safiyet
- Nişan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavuk, Alamet, Belirti, Çentik, Dağ, Gösterge, İşaret, İz, Rozet, İm, Belgi, Yavukluluk
- Dekoratör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç Mimar
- Özgeçmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz Yaşam Öyküsü, Otobiyografi
- Mahrem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Sırdaş, İçre, İnal
- Bilek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç, Kuvvet
- Suzişli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanık, Acınaklı
- Esrimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaşyolmak; Vecde Gelmek; Mest Olmak, Sarhoş Olmak
- Giysi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak, Çul, Don, Elbise, Entari, Giyecek, Giyim, Kıyafet, Paltar, Üst, Üzeri, Libas
- Tuman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Don, Şalvar
- Kıskançlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haset
- Cengâver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaşçı, Cenkçi, Savaşkan, Vuruşkan
- Vekil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakan, Milletvekili, Sözcü, Mebus, Yeke, Temsilci
- Parıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişmek, Işıldamak, Parlamak, Yanmak, Yükselmek
- Sakırga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kene
- Yan Yana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlikte
- Fotosel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıkgözü
- Omuzlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırmak
- İçlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulanmak, Kahrolmak
- Hamız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asit
- Leyli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatılı
- Kişioğlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsan, İnsanoğlu
- Sınırdaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemhudut
- Herhangi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rastgele
- İbaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşan, Meydana Gelen, Oluşmuş
- Teessüf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımak, Kınamak
- Mualecehane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muayenehane
- Cebelleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğraşmak, Çekişmek, Tartışmak, Münakaşa Etmek
- Veznin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Ağırbaşlı, Ciddi, Ilımlı, Oturaklı, Vakur
- Çevirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeviri, Muhasara, Sarma
- Hassa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasiyet, Özellik
- Bedreftar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimsiz
- Konmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalmak, Konulmak, Koyulmak, Salınmak
- Selef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öncel
- Muavin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardımcı, Yar
- Pırasa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sebze Nevi
- Testere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bıçkı
- Yalandan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzmece, Üstünkörü, Sureta, Yalancıktan
- Mağrur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Övünçlü, Gururlu, Kurumlu, Konur, Burnu Büyük
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü