Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kestane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şabalıt
- Hint Bademi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kakao
- İttihat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşmek
- Ergilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şilt
- Billur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırça, Kristal, Kesme Cam, Koç Yumurtası
- Vasıflandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nitelemek
- Taammüden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasten, Bile Bile, Tasarlayarak, Bilerek, İsteyerek
- Talepkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstemci
- Safkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıkan
- Boğanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağanak
- Dayandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesmek
- Saymamazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygısızlık
- Hırsızlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalmak, Çırpmak
- Gönç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zengin, Varlıklı
- Katışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harç, Karışık, Karma, Melez, Mahlut
- Dehlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovmak
- Sıcakkanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevimli, Cana Yakın, Sempatik
- Kahve Parası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahşiş
- Sismograf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depremölçer
- Ağız Dalaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tartışma
- Manav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göğerti Satan, Sebzevatçı
- Umursamamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savsaklamak
- Bizatihi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kendisi, Kendiliğinden
- Yarar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fayda, Avantaj, Çıkar, Elverişli, Kâr, Kazanç, Menfaat, Uygun, Yarayan, Nefi, Ası
- Hilkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıtrat, Yaradılış
- Kutup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonlam, Uç
- Işılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıldamak, Parlamak
- Pille kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kademe
- Uzun Etek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şapşal
- Çıtırbom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Türedi
- Fazlalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artmak, Çoğalmak
- İhracatçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış satımcılık
- Bağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşük
- Müsaade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcazet, İzin, Ruhsat, Yarış, Yarışma
- Poşet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Torba
- İmkânlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapasite
- Eter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokman Ruhu
- Kadit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İskelet
- Kavis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yay, Eğmeç
- Kayırtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesmek, Makaslamak
- Bedreftar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimsiz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü