Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kaydetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylemek, Yazmak, Yazımlamak, Saptamak, Almak, Karşılamak, Not Etmek
- Telemekanik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaktarım
- Gövde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beden, Cisim, Esas, Vücut
- Yarımlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıtık
- İstikrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denge, Karar Tutma, Sabitlik, Kararlılık
- Doğmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlamak, Gelmek
- Doğu Bilimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarkiyat
- Ecnebi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yabancı, El, Ağyar
- Düşünmeksizin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedaheten
- İşare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İma, Telmih
- Sığırtmaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığır Çobanı
- Çözümlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahlil Etmek, Analiz Etmek
- Nan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekmek
- Enfeksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşma, Bulaşım
- Arada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bazen, Kimi Kez, Ara Sıra, Zaman Zaman, Seyrek Olarak
- Mihriban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Babacan, Sevecen
- İşçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amele, Faale
- İsticvap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorgu
- Beyincik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dimağçe
- Etüt Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, İncelemek
- Acıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazin, Trajik, Dramatik, Üzücü, Dokunaklı, Feci, Gussalı, Kederli
- Dehalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığınma
- İkrah Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenmek, Tiksinmek
- Familya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aile, Eş, Fasile, Karı, Bölüm
- Şergil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haşarı, Yaramaz, Baş Belası
- Tekrir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekrarlamak
- Burjuva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kentsoylu
- Demagog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halk Avcısı, Halk Dalkavuğu
- Sabırsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayançsız, Çıdamsız, İvecen, Aceleci
- Payizde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzün
- Nefer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Er, Kişi, Süer, Kimse
- Gebertmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öldürmek
- Abırlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayalı, Hürmetli, İsmetli, İtibarlı, Münasip, Namuslu, Nüfuzlu, Selikalı, Utangaç, Yakşı
- Fatalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kader, Yazgı
- İnsicam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgünlük, Tutarlık, Bağdaşım
- Yanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kebap
- Otokrasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saltçılık
- Duygulanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütehassis Olmak
- Hareket Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranmak, Deprenmek, Oynamak, Yapmak, Yürümek
- Diyalektik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyeleksel, Eytişim, Eytişimsel
- Mülemma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alaca, Karma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü