Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Katma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlhak
- Görmezliğe Vurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görmezlikten Gelmek
- Şapka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasket, Kep, Başlık
- Sırtarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırıtmak
- Hesaplıca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesaplı
- Prodüktör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapımcı, Üretici
- Besteci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bestekâr, Kompozitör
- Bulaşan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşıcı, Geçici
- Ağırlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fenalaşmak, Kötüleşmek, Bozulmak, Yavaşlamak
- Savaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harp Etmek, Muharebe Etmek, Uğraşmak, Çarpışmak, Vuruşmak
- Lâtife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıkra, Şaka
- Zifaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerdek
- Devran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baht, Çağ, Dünya, Kader, Talih, Zaman, Yaşam Ve Evren
- Karma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık, Katışık, Yığma
- Dört Dörtlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlik, Mükemmel, Tam
- Münhat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engin
- Kentçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köylü
- Satirik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yergisel
- Mızraklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargılı
- Biçimci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekilci, Şekilperest, Tutum
- Alegori kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerine
- Bedbaht kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutsuz, Talihsiz, Bahtsız, Bahtı Kara, Zavallı
- Kömekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yamak
- Terminolojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terimbilimsel
- Müteessir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkilenmiş, Üzülmüş, Üzüntülü, Etkilenen, Yerinmiş, Acımış
- Fiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mim, Çengel, Makbuz
- Anlatış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfade
- Dekont kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesap Dökümü
- Harabelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enkaz
- Milyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pekmen
- Yatkınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beceri, Meleke
- İllet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hastalık, Bozukluk, Neden, Sebep, Zehle Döken
- Bitik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaşık, Fena, Kötü, Yapışık
- Kanun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasa
- İcap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerek, Lüzum, Zaruret, Gereklik, İster
- Balkon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezinti, Hayat
- Sasımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kokuşmak
- Meraklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygılanmak, Umursamak, Tasalanmak, Üzülmek
- Emniyet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvenmek
- Sekte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durma, Durgu, Bozukluk, Duruş, Felç, Ket, Kesintiye Uğrama, Kesilme
- Yanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kebap
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü