Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Katiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinlik
- İşaret Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göstermek
- Gardiyanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolculuk
- Sakınım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyat, Tedbir
- Tağyir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Değiştirmek
- Sapıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delileşmek, Saçmalamak
- Kehkeşan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Samanyolu
- Hece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seslem
- Devinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket Etmek, Kımıldanmak
- Şimdiye Kadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hâlâ
- Senkronizasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşleme
- Yaşarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nemlenmek, Islanmak
- Haşinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sertlik
- Taklit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yansı, Özenti, Öykünme, Benzetleme, Benzeyen, Benzek
- Tebarüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirme
- İşlev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fonksiyon, Görev, Vazife, İş Görme Yetisi
- Sabıka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suç, Kaydiyat
- Yetişmemiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök
- Herkes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümü, Hepsi, Hamı, Âlem, Cümle, Dünya, Kâinat, Millet
- Töhmet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçlama, Kabahat
- Şura kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konsey
- Egzama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mayasıl, Tuzlu Balgam
- Öncecilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnisiyatif
- Öğütlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nasihat Etmek
- Bildiri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebliğ, Tebligat, Beyanname, Beyanat
- İzaz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırlamak
- Uzman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütehassıs, Bilirkişi, Kompetan, Eksper, Mahir
- Meneşir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hare
- Küf Atmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küflenmek
- Gayrisafi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık, Katışık
- Çayır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otlak, Mera
- Çap Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basmak, Tabetmek, Yayımlamak
- Çalıştırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koç, Antrenör
- Yalıncak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıplak; Fakir; İnsan, İnsanoğlu
- Kırpıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinti
- Ötürü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolayı
- Başşehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkent, Payitaht
- Gezi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyahat, Teferrüç, Piknik
- Facia kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Afet, Fecaat, Acıklı Olay, Bela; Trajedi, Drama, Ağlatı, Çok Acıklı Tiyatro Oyunu
- Flaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözde, Ünlü
- Obruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çukur, İçbükey, Mukaar
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü