Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kariyer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meslek; Uzmanlık Alanı
- Son Had kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Limit
- İlenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beddua, Lanet, İntizar
- Beynelhalk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enternasyonal
- Eşey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cinsiyet
- Çisemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiselemek
- Durulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakinleşmek, Uslanmak, Yatışmak, Sükun Bulmak
- Beytülmal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devlet Hazinesi
- Girişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranmak, Girmek, Kalkmak, Koyulmak, Sarılmak, Tutmak, Teşebbüs Etmek
- Acemce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Farsça
- Keşiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karabaş, Rahip
- Üfürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esmek, Üflemek
- Kampanacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenbaz, Hilekâr, Sahtekâr
- Telesik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acele, Palas Pandıras
- Zer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Altın, Yaldız
- Yamuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şibih, Münharif
- Vatoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kedibalığı
- Ezgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidiş, Haz, Melodi, Nağme, Sıkıntı, Şarkı, Tarz, Tempo, Terane, Üzüntü, Yol, Lahin
- Gezinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyran
- Tevazukâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak Gönüllü
- Lanet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lanetlemek
- Müziç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıcı
- Ağrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Istırap, Acı, Sızı, Dert
- Standart kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçünlü, Ölçün, Tek Örnek
- Bozulma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıza, Tefessüh
- Zülüf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Perçem
- Tarifli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanımlı
- Onarsa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarziye
- Boşuna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abes Yere, Beyhude, Boş Yere, Gereksiz, Nafile, Nahak, Yararsız Yere, Tevekkeli
- Bulunmaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıymetli, Nadir
- İhtişam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkem, Haşmet, Büyüklük, Göz Alıcılık, Gösterişlilik
- Mücehhez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donanımlı
- Harf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmce
- Cezbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşku
- İdaresiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutumsuz, Yönetimsiz
- Belenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşmak
- Rezerve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırtımlı
- Kırışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öldürmek, Paylaşmak, Yok Etmek
- Besteci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bestekâr, Kompozitör
- Sangılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sersemleşmek
- Delilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cinnet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü