Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kampana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çan
- Değişik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başka, Çeşitli, Farklı, Değişmiş, Yedek
- Serüven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Macera, Sergüzeşt
- Tıp Kardeşi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasta Bakıcı
- Istılahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terimsel
- Nektar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bal Özü
- Fark Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Ayırmak, Değişmek, Duymak, Görmek, Seçmek, Sezmek
- İlk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birinci, Evvelki, Önceki, Evvel, Ön
- Defo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozukluk, Kusur, Özür
- Ulaşmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nail
- Avunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyalanmak, Teselli Bulmak, Müteselli Olmak, Oyalanmak, Aldanmak, Yetinmek
- Mavracı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze
- Asma Bıyığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sülük
- Cesur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acar, Dayı, Gözü Pek, Cesareti Olan, Yürekli
- Dangalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avanak, Bön, Ahmak, Kalın Kafalı, Akılsız, Aptal, Düşüncesiz, Kaba
- Ergonomi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşbilim, İşlev
- Mümtaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçkin, Ayrıcalıklı, Üstün
- Erişmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nail
- Tuğyan Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşmak, Taşmak
- Kayran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan
- Terkidünyalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnziva
- Ahenk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyum, Ezgi, Harmoni, Beste
- Berhayat Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşamak
- Akçıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyazımtırak, Solmuş, Aklaşmış
- Basma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gübre, Matbu, Tezek
- Atlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldanmak, Atlanmak, Binmek, Çıkmak, İnmek, Tullanmak, Yanılmak
- Çekinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gocunmak, Kaçınmak, Korku, Saygı, Utanmak, Ürkmek, Cesareti Olmamak, Kendine Çekmek
- Cımbar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filiz, Sürgün
- Cidal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğraşma, Savaşma, Cenk, Çekişme, Ağız Kavgası
- Gazaplandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızdırmak
- Müstenkif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekimser
- Hayat Hikâyesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz Geçmiş
- Düven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahıldöven
- Elektronik Beyin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisayar
- Tabya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sencer
- Belirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muayyen, Belli, Makul
- Birikmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üşüşmek, Yığılmak, Yığışmak, Toplanmak
- Anonim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adsız, Ortak
- Ecdat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atalar, Dedeler, Ata
- Yıldız Falcısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müneccim
- Çoktan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden, Uzun Zamandır
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü