Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kadife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhmel
- Tarhana Çorbası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarhana
- Gözletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyalamak
- Büzdürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büzmek
- Dinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sükûnet
- Momentum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hız
- Cuma Namazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cuma
- Bacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abla, Hemşire, Kız Kardeş, Simil
- Ateizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanrıtanımazlık
- İyilikbilmez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nankör
- Bilhassa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özellikle, Hele, Her Şeyden Önce, Başta, Özellikle, En Çok, Mahsus, Alelhusus, Hususiyle
- Aşırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalmak, Öte Yana Geçirmek, Kaçırmak, Uzaklaştırmak, Savmak, Hırsızlamak, Kaldırmak, Tırtıklamak
- El Kantarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kantar
- Torun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neve
- Hissiselim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağduyu
- Hariç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış, Dışarı, Müstesna, Dahil Değil
- Onarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek, Tamir Etmek, Yapmak
- Hicviye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yergilik
- Aldırışsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıtsız, Aldırmaz, Lakayt
- Ortaya Koymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak, Dökmek
- Ayyarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcılık
- Hainlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hıyanet, İhanet
- Tanıtma Adı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jenerik
- Çaktırmadan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizlice, Belli Etmeden, Sezdirmeden
- Ahvaliruhiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haletiruhiye
- Samim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç, Öz
- Mahmur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuşuk, Baygın, Uykulu, Uyku Sersemi, Üzgün, Dalgın Bakışlı
- Hemen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak, Derhal, Sadece, Yalnız, Gecikmeden, Aşağı Yukarı
- Çarpmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurmak, Hızla Değmek, Başına Geçmek, Atmak, Çalmak, Çırpmak, Dövmek
- Günorta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğle
- Boyunduruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esaret, Tahakküm
- Yenik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mağlup, Aşınmış
- Laptop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizüstü
- Asal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esas, Başlıca, Ana, Temel, Esasi
- Onat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özenli, Düzgün, Muntazam, Yarar, Salih, Ahlaklı, Uygun
- Alışılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerleşmek
- Zorlamasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçten, Kolay
- Deformasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçimsizleşme
- Boşuna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abes Yere, Beyhude, Boş Yere, Gereksiz, Nafile, Nahak, Yararsız Yere, Tevekkeli
- Fiksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapıntı, İmge, Kurgu
- Kitabe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazıt
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü