Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Jeolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yer Bilimci
- Tretuvar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaldırım
- Hoş Bulduk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoş Gördük
- Meşhur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maruf, Tanınmış, Ünlü, Bilinen, Angın, Herkesçe Bilinen
- Otojestiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özyönetim
- Baş Bezi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mendil
- Yılışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaltaklanmak, Yüze Gülmek
- Eden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fail
- Gereklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcap, Lüzum
- Nefis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pek Hoş, Güzel, Kişilik, Çok Hoş, Oflaz
- Geri Bırakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak
- Gözetlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözlemek, Tarassut Etmek, Tecessüs Etmek
- Görevlendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Göstermek
- Sayfa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konu, Sahife
- Şarkıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solist, Okuyucu, Hanende, Muganni, Muganniye, Aydımcı
- Yekta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek, Eşsiz
- Kırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melez
- Uykuluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalak
- Mil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Balçık
- Bilamübalağa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abartmadan
- Amme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Topluluk, Kamu
- Nizam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Dizgi, Yol, Çekidüzen, Kural, Sıra, Tüzük
- Kıvanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İftihar Etmek, Memnun Olmak
- Döşekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturaklı, Sabit
- Kârlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazançlı
- Pepeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pepe
- Arama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kontrol
- Hoşnut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memnun
- Layık Görmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenezzül Etmek
- Tapsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitkin
- Önyargı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peşin Hüküm (önyargı >> doğrusu >> ön yargı)
- Takatuka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Patırtı; Takoz; Kül Çanağı
- Görme Engelli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âmâ, Kör
- Oğul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Velet
- Yeniden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekrar, Tazeden, Gene, Yine, Bir Daha
- Taraftar Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak
- Çelişme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenakuz
- Kılavuz Kaptan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılavuz
- Peşin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öndül, Önce, Önceden, Önden
- Kurtarıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halaskâr, Kurtaran
- Çaça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abla, Mama
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü