Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hudut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serhat, Sınır, Son, Uç, Ayırnak, Buç
- Yanılarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlışlıkla
- Epigrafi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazıtbilim
- Cascavlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok Saçsız, Örtüsüz, Hiç Tüyü Olmayan, Pek Soyulmuş; Çırılçıplak, Örtüsüz
- Araç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alet, Anahtar, Kayıt, Taşıt, Vasıta
- Sakitleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatışmak
- Tak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süslü Kemer
- Engin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş, Vasi; Açık Deniz
- Pazar Günü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yekşembe Günü
- Vefasızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hıyanet
- Büzük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cesaret
- Lütuf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyilik, Yardım, İhsan, İnayet, Nimet, Atıfet
- Top Mermisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülle
- Haç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Put
- Müstehzi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alaycı, İstihzalı
- Kolektivizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaklaşacılık
- Hezimet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozgun, Darmadağın Olma, Tarumar Olma, Yenilgi
- Bırakı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gedik, İmtiyaz
- Merhale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Basamak, Derece, Konak, Menzil, Safha, Evre
- Toplanık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müçtemi
- Söyleyiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfade, Telaffuz
- Portmanto kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Askılık
- Göverti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sebze
- Şenaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçaklık, Kötülük
- Yıprak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski
- Taarruz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hücum, Saldırı, Saldırma, Sataşma
- Hasar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sur, Zarar, Ziyan
- Eşraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zenginler, İtibarlılar, Sözü Geçenler, İleri Gelenler
- Sezmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Çıkarmak, Duymak, Görmek, Hissetmek, Fark Etmek, Kestirmek, Duyumsamak
- Rutubetlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Islanmak
- Kabahatsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçsuz
- Elastik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esnek
- Patavatsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaf
- Adaptasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyarlama, Uyma
- Men Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasak Etmek, Önüne Geçmek, Engel Olmak
- Ne İçin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neden
- Sofa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezinti, Hol
- Anonim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adsız, Ortak
- Münekkitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştirmenlik
- Sopa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Değnek, Kazık, Kötek
- Kravat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyunbağı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü