Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hindistan Cevizi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hint Kozu
- Tahsildar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vergici
- İman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanç, İnan
- Taş Bina kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâgir
- Öksürük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yötel
- Sarhoş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçkili, Esrik, Dumanlı, Küp, Mest, Esri, Sermest
- Rey Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştirmek, Oy Vermek, Ses Vermek
- Utkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muzaffer
- Ülkü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vizyon, Dava, İdeal, Mefkûre, Şiar, Düşünce, Emel, Dilek
- Ümmî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okumaz, Sevatsız
- Rastoluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diletlik
- Hâkim Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hükmetmek
- Yargı Yeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahkeme
- Sekendiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Satürn, Zühal
- Playoff kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstküme
- Vekâlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmanlık, Vekillik, Bakanlık, Nazırlık, Yetkililik
- O Zaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı O Vakit, Onda
- Totaliter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskıcı
- Ferman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyruk, Emir, Padişah Buyrultusu, Yarlık
- Yalınca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çırılçıplak
- Hükümet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakanlar Kurulu, Kabine
- Taaffün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kokuşma
- Gafilâne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aymazca
- Sakinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgunluk, Sükûnet
- Zorunlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecburi, Çaresiz, Mecbur, Zaruri
- Sentaktik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözdizimsel
- İstismar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sömürme, Yararlanma
- Cumbalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takla
- Oya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tentene, Dantel
- Güvey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damat, Küreken, Yezne
- Tasarruf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artırmak, Tutmak
- Dikeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direk, Sütun
- Akçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akça, Nakit
- Ölünç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntihar
- Paranoya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşkil, Şüphe, Kuşku
- Fren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durduraç, Eğleç
- Hesap Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünmek, Hesaplamak, Tartmak, Tasarlamak
- Giyinecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giyecek
- Kel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçsız, Dazlak
- Merhum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahmetli
- Mısır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü