Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Himaye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esirgemek, Gözetmek, Kayırmak, Kollamak, Korumak
- İcazetname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diploma
- Outsider kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışpaydaş
- Mahdutlaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahdit
- Müfredat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönerge, Birimler, Ayrıntılar
- Çoğaltmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artırmak, Beslemek
- Boşaltım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfrağ
- İzan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayış
- Göğüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağır, Döş, Meme, Sadır, Sine
- Ortakça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaklaşa
- Çete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuldur Destesi
- Tahliye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşaltmak
- Edep Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılmak, Utanmak
- Mabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapınak, İbadethane, İbadetgâh
- Seyyare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezegen
- Mısdak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçüt
- Değişken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oynak, Kararsız, Değişici, Mütehavvil
- Tonbalığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orkinos
- Mevkute kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Periyodik
- Yapak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapağı
- Mütebessim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güleç, Gülümseyen
- Eğri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çap, Çarpık, Muavveç; Eğmel, Mukavves; Eğik, Mail; Doğru Olmayan, Münhani; Eğmeçli, Mukavves
- Maşeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplumsal
- Bengi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebedi, Daimi, Cavit, Cavidani, Ölümsüz
- Serbestlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsızlık, Azatlık
- Santimantalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtenlik
- Terazi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tartı, Vezne
- Harimiismet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ocak
- Malkıran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığır Vebası
- Terslenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlanmak
- Tabütüvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç, Kuvvet, Takat
- Sonsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aposteriori
- Bulaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirlenmek, Sürülmek, Sirayet, Çatmak, Çıkmak, Girmek, Sataşmak, Sirayet Etmek, Sıvışmak
- Telef Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahvetmek
- Bıçkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Külhanbeyi, Çapkın, Kabadayı, Deneyimli, Korkusuz, Gözü Pek, Yürekli, Cesur
- Ödün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taviz, Ödünleme, İvaz, Tavizat
- Özdek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varlık, Madde, Cisim
- Dren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ark
- Ede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağabey, Birader
- İfsat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargaşalık
- İçmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek, Emmek, Kullanmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü