Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Al, Dek, Dolap, Dolma, Dümen, Düzen, Entrika, Fesat, Fırıldak, Foya, Kapan, Külah, Mekir, Nakış, Olta, Oyun, Şaibe, Tertip, Desise, Aldaç
- Fantom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayalet
- Çağrılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davetiye
- Örü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otlak
- Gereğince kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göre
- Yapın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mamulat, Masnuat
- Şekva Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızlanmak
- Pert kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar
- Deniz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokluk, Kükremek, Su, Bahir, Derya
- Dağılmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozgun, Mahlul
- İdare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daire, Dümen, Kuruluş, Tutum, Yönetme, Yönetim
- Sağlığını Bozmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunmak
- Dönmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geri Gelmek, Vazgeçmek, Caymak, Benzemek, Burulmak, Değişmek, Devretmek, Dönüşmek, Hatırlamak, Kayıtmak, Kesilmek, Sapmak, Yönelmek
- Davranmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girişmek, Hareket Etmek, Kalkmak, Yapmak
- Kamplaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölünmek
- Rençber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiftçi, Irgat, Gündelikçi, Eğner, Tarım İşçisi
- Dişçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diş Hekimi
- Ir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarkı, Hava
- Oldukça Çok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Epey
- Uzun Dişli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açgözlü, Hırslı, Tamahkâr
- Pekmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milyon
- Sema kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gökyüzü, Gök
- Alay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafiye, Zurba, Kortej, Hep, Bütün, Küçümseme, Tüm, Herkes, Bayram, Lağ, Meze, Söz
- Kervankıran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çulpan
- Şahap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akan Yıldız, Ağma
- Uyruklu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyruktan Olan
- İmkânsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olanaksız
- Vınlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vıyıldamak
- Kimisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bazısı, Kimi
- İcat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buluş, Bulma, Bulgu
- Üşengen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üşengeç, Tembel
- Zade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oğul, Oğlu, Evlat
- Kestirim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahmin
- Etkili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktif, Canlı, Dokunaklı, Güçlü, Keskin, Kuvvetli, Müessir, Tesirli, Yanık, Yüksek
- Kriz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buhran, Bunalım
- Koku Alma Organı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burun
- Bilme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrfan, Vukuf
- Kesiksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devamlı, Sürekli, Süreli
- Taş Kömürü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maden Kömürü
- Mezoderm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaderi
- Kovan Otu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melisa, Oğul Otu
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü