Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hen�z ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı!
- Kalamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sazlık
- Alacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matlup
- Öncelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takaddüm; Pey Akçası
- Muvafıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutabakat
- Zemin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taban, Toprak, Yer, Düzlem, Dayanak, Döşeme, Dünya, Ortam, Temel, Yeryüzü
- Sesli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sait, Ünlü
- Sönük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Zayıf
- Fırka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümen; Parti
- Dözüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoşgörü, Tahammül, Tolerans
- Girgin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sokulgan, Girişken, Pişkin
- Taş Kömürü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maden Kömürü
- Babayiğit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mert, Güçlü, Yürekli
- Satmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taslamak, Vermek
- Yağlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Büyük Mendil
- Saf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arı, Katışıksız, Bön, Budala, Arı, Aydınlık, Dizi, Doğal, Grup, Halis, Has, Koşun, Masum, Öz, Sıra, Som, Tabii, Katıksız
- Keşmekeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışıklık
- Kinematik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devinimbilim
- Printer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basıcı, Yazıcı
- Gevrek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Sulu
- Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Asmak, Atmak, Dayanmak, Döşemek, Emmek, Germek, Giymek, İçmek, Kaldırmak, Katlanmak, Koymak, Öğütmek, Örtmek, Sarmak, Söylemek, Taşımak, Vurmak, Yollamak
- İkincil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tali, Sünai
- Har kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızgın, Sıcak, Yakıcı
- Cebi Delik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savurgan
- Tıkır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Para
- Savaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harp Etmek, Muharebe Etmek, Uğraşmak, Çarpışmak, Vuruşmak
- Süs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şatafat, Bezek, Ziynet
- Velev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İster, İsterse, Eğer, Hatta, Velevki, Olsa Da
- Mızraklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargılı
- Acınaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elemli, Kederli, Acılı
- Harlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alevlenmek
- Revak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstü Örtülü; Kemer Iltı, Sundurma, Saçak Altı
- Perdahlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küfretmek, Sövmek
- Muhammen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahmin Edilen, Tasman
- Çalıdikeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara Çalı
- Muhtelit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karma
- Bezgin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılmış, Bıkkın
- Defetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savmak, Savuşturmak, Kovmak
- Büyükler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkân, Kibar
- Makbul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beğenilen, Geçer, Geçerli, Hoşa Giden, Hoş Karşılanan, Beğenik
- Fesholunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağılmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü