Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Haz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezgi, Lezzet, Zevk, Hoşlanma
- Tost kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlık
- Sürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzatmak, Götürmek, Dokunmak, Bitmek, Çekmek, Çıkmak, Dökmek, Gitmek, Salmak, Serpmek, Sevk Etmek, Vurmak, Yaşamak, Yeşermek
- Börtmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haşlamak
- Nüans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntı, Fark
- Yılın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dehşet
- Blender kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karıştırıcı
- Pozitivist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgucu
- Lime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tike, Dilim
- Sadaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardım
- Ummak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklemek, Demek, Sanmak, Ümit Etmek, Düşünmek, Tahmin Etmek, İhtimal Vermek
- Sıcak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsti, Hamam
- Ağıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hale, Ayla, Saya
- Necabetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asil
- Bekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetçi, Karakolcu, Keşikçi, Nokta
- Taraflı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlı
- Mağdur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıygın
- Art kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Geri, Öbür Yan, Ense, Peş
- Acı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzüntü, Izdırap, Istırap, Keder, Ağır, Ağrı, Ateş, Azar, Çığlık, Dağ, Dokunaklı, Elem, Eziyetli, Felaketli, Göbüt, Kaba, Keskin, Kırıcı, Kötü, Kubat, Meşakkatli, Yara, Zehir, Zehirli
- Mukaddema kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden, Evvelce, Önce
- Oyun Ebesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebe
- Cızıktırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karalamak, Yazmak
- Nizami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenli, Kurallı
- Hapsetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoymak, Engellemek, Kapamak, Sınırlamak, Tutuklamak
- Verizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğruculuk
- Gufran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağışlama
- Ezginlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Üzüntü
- Cadaloz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huysuz, Çeneli, Şirret, İfrite
- Müptelâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkün, Bağımlı, Tutkun, Âşık, Manyak, Meraklı, Vurgun
- Bayrak Direği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönder
- İkirciklenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşkillenmek, Kuşkulanmak
- Operatris kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Operatör
- Stajyerlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetişimcilik
- Titrek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıldamak
- Acemce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Farsça
- İştahlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstekli
- İkilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekrarlamak, Yinelemek
- Sürüklenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapılmak
- Asılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlı
- Tardetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savmak
- Acımasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cani, Cellat, Gaddar, Gâvur, Kalpsiz, Katı, Merhametsiz, Rahimsiz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü