Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Harcamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dökmek, Ezmek, Geçmek, Kullanmak, Sarf Etmek, Tüketmek, Vermek, Yemek, Yok Etmek, Öldürmek, Feda Etmek
- Kilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sergi
- Giderilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak
- Bidar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyanık
- Tapsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitkin
- Kayısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erik
- Şikeste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınık, Kederli, Kırgın, Kırık
- Bitkinleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tükenmek
- Öksürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yötelmek
- Kızdırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ateş
- Nemli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rutubetli, Terilli, Islak
- Açıklama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzah, Tavzih
- Muzlim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Karanlık
- Arda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ardıl
- Kazma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Külünk
- Hilkaten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaradılıştan
- Ateş Böceği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıldız Böceği, Yıldız Kurdu, Işıl böceği
- Abatlaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzelleşme, Şenlenme, Yakşılaşma
- Cet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ata, Dede, Büyük Baba
- Vesveseli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşkilli, Kuruntulu
- Küçümseme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay
- Acılanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acılaşmak
- Gök Kubbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök
- Dost kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Yâren, Gönüldaş, Yoldaş, Zamazingo, Bacanak, Sevgili, Yâr, İçten Seven, Oynaş
- Kahır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzüntü, Sıkıntı, Dert, Yok Etme, Ezme, Perişan Etme, Mahvetme
- Ocumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Ürkmek
- Atkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşarp, Kaşkol
- Diyalektik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyeleksel, Eytişim, Eytişimsel
- İbare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözce
- Paleograf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiyazıbilimci
- Pisboğaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Obur
- İrdelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tetkik, Araştırmak, Tetkik Ve Tetebbu Etmek, Mütalaa Etmek
- Marj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pay
- Tecemmu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığınak
- Yalavaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peygamber
- Verimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cömert, Dişi, Mahsuldar, Mübarek, Zengin, Bitek, Randımanlı, Mümbit, Müsmir, Verimkâr, Semereli, Çok Yazan, Velut
- Delgeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delecek, Deşikaçan, Zımba
- Hatta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstelik, Bile, Dahi, Velev, Hem
- Terim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Had, Istılah
- Ulusal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milli, Ulusluk
- Hemen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak, Derhal, Sadece, Yalnız, Gecikmeden, Aşağı Yukarı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü