Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Harabe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntı, Ören Yeri, Örenlik, Enkaz, Kalıntı
- Müştereken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaklaşa
- Taşırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fahiş
- Pis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çirkli, Fena, Karışık, Kirli, Kötü, Leke, Murdar, Zararlı, Sevimsiz, Güç, Lekeli, Mülevves
- Ezcümle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısaca, Başlıca, Belli Başlı Olarak, Esas Olarak; Örnek Olarak
- Zırhsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savutsuz, Korunaksız
- Gözlemevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rasathane
- Çarliston kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Uzun
- Engel Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoymak, Çelmek, Göğüslemek, Menetmek, Önlemek
- Haydut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşkıya, Harami, Kuldur, Şaki, Kır Hırsızı, Yol Kesici
- Çifte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkil, İkili, İkiz, Tekme
- Koparmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Kapmak
- Toplama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cem, Tahsil
- O Zaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı O Vakit, Onda
- Okul Çocuğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrenci
- Esbak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Geçmiş
- Cila kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlatıcı, Gösteriş
- Keher kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doru
- Özet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hülasa, Sonuç
- Efrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fertler, Bireyler; Erler
- Sınırlanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlı, Kısıtlı, Mahdut, Münhasır
- Tevkifhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutukevi, Mahpushane, Cezaevi, Hapishane
- Fanatik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnaz, Aşırı Düşkün, Tutkuyla Bağlı
- Derecede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadar
- Leke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara, Karaltı, Kir, Pis, Şaibe
- Jüri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçici Kurul, Yargıcı Kurulu
- Serencam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıbet
- Vefasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayırsız
- Oyalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak, Gözletmek, Kılıklamak, Uzatmak
- Bilişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrenmek
- Tokatlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şapalaklamak
- Yelkenli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yelken
- Cüsse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gövde, Yapı
- Kıymettar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerli
- Bezgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezek, Süs
- Onaylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beğenmek, Denetlemek, Paylaşmak, Tasdik Etmek
- Kanıtlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspat Etmek, İspatlamak
- Zerk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçilme, İçitim
- Aparey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cihaz
- Pünez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Raptiye
- Yürek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalp, Cesaret, Ciğer, Dil, Gönül, İç, İçeri, Karın, Kupa, Mide, Sadır, Sine
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü