Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hapis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Hapishane, Mahpus, Alıkoyma
- Anahtar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açar, Araç, Dil, Kurgu, Vasıta, Vesile, Açkı
- Tıngıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıngırdamak
- Müttefik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşik, Bağdaşık, Bağlaşık, Oyda Bir
- Haydut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşkıya, Harami, Kuldur, Şaki, Kır Hırsızı, Yol Kesici
- Pingpong kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Masa Topu
- Miyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıstas, Ölçü, Ölçüt
- Sanık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zanlı, Günahkâr, Taksirkâr, Maznun
- Bıçkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Külhanbeyi, Çapkın, Kabadayı, Deneyimli, Korkusuz, Gözü Pek, Yürekli, Cesur
- Mühürlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damgalı
- Doğurgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dişi, Velut, Verimli
- Yağcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalkavuk, Yaltak, Yalaka
- Görüntülük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekran
- Anaforcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedavacı
- Yoksul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fakir, Fukara, Çorak, Kembağal, Parasız, Sefil, Yetersiz
- Kıymetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerli
- Tıraş Bıçağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jilet
- Rantabilite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Getirimlilik, Verimlilik, Kazançlılık
- Ananevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geleneksel, Gelenekli
- Sima kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsan, Kimse, Yüz, Çehre, Surat
- Şair kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ozan, Koşukcu
- Teminat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvence, İnanca
- İç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağırsak, Ciğer, Dahil, Karın, Kucak, Mide, Muhteva, Sine, Yürek
- Kadağan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Menetmek, Yasaklamak
- Kozmik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evrensel, Acunsal
- Hasut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıskanç
- Beş On kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biraz
- Etsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuru, Sıska, Zayıf
- Ferahlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahatlamak
- Koordinatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşgüdümcü
- Ruba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giyecek, Giysi
- Dahiyane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dahiye Yakışır Biçimde, Dahice
- Gerçeklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Gerçek, Hakikat
- Yakınma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şikâyet
- Toplanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecmu, Toplu
- Ahmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Aptal, Bön, Dangalak, Salak
- Kalay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küfür
- Naif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saf
- Haşırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hışıldamak
- Alacalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alaca
- Hazine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü