Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözeten, Koruyan, Koruyucu, Kayıran, Kayırıcı, Velinimet
- Müracaat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başvurmak, Danışmak
- Fırlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak, Savurmak
- Devasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaresiz
- Anonim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adsız, Ortak
- Gark Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batırmak, Boğmak
- Deniz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokluk, Kükremek, Su, Bahir, Derya
- Ördek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enayi, Oturak
- Tırtıkçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankesici
- İyimser kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nikbin
- Tabankeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekecek
- Sergiye Koymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sergilemek
- Gül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiçek, Kızılgül
- Islah Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uslanmak
- Tasma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halta
- Ejderha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canavar, Ejder, Büyük Yılan
- Terfi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükselme
- Muhik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru
- Sırat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol, Keçi Yolu
- Dilimlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilmek
- Tayyarlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazırlamak
- Haşlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynamak
- İktidarsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçsüzlük
- Ay Ağılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hale
- Karakter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ira, Mizaç, Seciye, Tabiat, Kişilik
- İrşat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönterme, Uyarma
- Subay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekâr, Zabit
- Atölye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlik
- Endişe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygılanmak, Korkmak
- Yakınsak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütekarip
- Büküm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kat, Kıvrım
- Boyun Borcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vecibe
- Cezbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşku
- Yüklük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yük
- Sıkılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlamak
- Operatris kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Operatör
- Küp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarhoş
- İster kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerek, İcap, Lüzum
- Yakin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlam Bilgi, İyi Bilme
- Kak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pestil
- Kıyın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zulüm
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü