Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Halik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaratan, Allah
- Ölü Salı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teneşir
- Hasta Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak, Vurmak
- Önce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evvel, Evvela, Evvelce, İlkin, Peşin
- Kalorimetre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Isıölçer
- Çömmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çömelmek
- Tondura kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitkisiz Düzlük, Tup Bozkırı
- Arıtma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasfiye
- Dağınık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarumar, Karışık, Saçılmış, Savruk, Perişan, Dikkatsiz, Derbeder, Jülide, Pejmürde, Perakende
- Paramparça Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırılmak
- Gereksemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhtaç Olmak
- İmkânsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olanaksız
- Kişizade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soylu
- Esirgememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıymak
- Fiske kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çırtma
- Mahiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aylık
- Dilber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, Alımlı
- Refetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yukarı Kaldırmak, Ortadan Kaldırmak, Gidermek
- Testi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bardak
- Kösnümek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızmak
- Temizlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitmek, Arınmak, Aklanmak
- Yetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkışmak, Gitmek, İdare Etmek, Kifayet Etmek, Ulaşmak, Kafi Gelmek
- Boş Boş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamsız
- Gözetmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözcü
- Varlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Palazlanmak
- Fondöten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgün
- Şişmanlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişmek, Kökelmek, Semirmek, Toplanmak
- Pay Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüşmek, Paylaşmak, Üleşmek
- Mortlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Şamil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapsayan, Kaplayan
- Küçük Çay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dere
- Rastlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görmek, Karşılaşmak, Rast Gelmek
- Ejderha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canavar, Ejder, Büyük Yılan
- Terhis Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Terk Etmek
- Cahiliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisizlik
- Kirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşık, Murdar, Pasaklı, Pis
- Mahdum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oğul, Erkek Evlat
- Peşin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öndül, Önce, Önceden, Önden
- Âciz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçsüz, Düşkün, Yetersiz, Eksin, Miskin, Zavallı
- Yaya Kaldırımı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaldırım
- Kargışlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melun, Lain
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü