Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hafiflemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırlığı Azalmak, Kolaylaşmak, Şiddeti Azalmak, Azalmak, Rahatlamak
- Şems kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güneş
- Kâhin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medyum, Bilici
- Bilerek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasten, Kasti, Mahsus
- Didişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğraşmak
- Etkisiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tesirsiz
- Zıngıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zangırdamak
- Serbestlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsızlık, Azatlık
- Hasımlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmanlık, Yağılık
- Bir Kadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biraz, Birtakım
- Tanıtma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takdim
- Çekişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavga Etmek, Tartışmak, Bozuşmak, Mücadele Etmek, Yarışmak, Değişmek
- Zararına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar Ederek
- Tir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalas, Tomruk
- Tak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süslü Kemer
- Çok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı, Fazla, Fena, Geniş, Hayli, İyi, Kötü, Mebzul, Öte, Pek, Sonsuz, Yığınla, Yoğun
- Boşlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhmal, Bırakmak, Sermek
- Sezon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürem, Mevsim, Dönem
- Sittinsene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Altmış Yıl, Yıllar Yılı
- Çareli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umarlı
- Basılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matbu
- Kibirlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüklenmek
- Hemşehrilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memleketlilik, İldeşlik, Bölgedeş
- Distribütör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağıtıcı, Dağıtaç
- Uyumamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyanık
- Örneğin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesela, Meselen, Söz Gelişi, Söz Gelimi, Örnek Olarak
- Mukavele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antlaşma, Kontrat, Sözleşme, Konuşuk
- Kanaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, İnanç, Kanı, Kanıklık, Soğum, Yetinme, Doyum
- Çekimci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapımcı
- İtaat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinlemek, Ram Olmak
- Telepati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzduyum
- Soluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nefes, Sarı, Tarz, Uçuk
- Alıkoymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekletmek, Engellemek, Ayırıp Saklamak, Hapsetmek, Saklamak, Tutmak, Yubatmak
- Rehavet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuşukluk, Gevşeklik, Ağırlık, Tembellik
- Şecaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiğitlik, Yüreklilik
- Kesene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözleşme, Mukavele; Abone
- Beraber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlikte, Bir arada, Denk, Eşit
- İşletmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Operatör
- Defolmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkılmak, Savuşmak, Çekilip Gitmek
- İzah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama
- Bitişik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapışık, Kavuşuk, Yandaki, Komşu
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü