Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
G�zg� ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı!
- Atol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yer Elması, Mercanada, Mercan Adası
- Bölümleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasnif
- İcap Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekmek
- Dün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dünen, Geçmiş
- Diktatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyurgan, Zorba, Tiran
- Bulanıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesafet
- Uğurlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçirmek, Esenlik Dilemek, Teşyi Etmek
- Kösemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilemek; Gıpta Etmek
- Yarıyıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sömestr, Sömestri, Sömestir, Dönem, Sömestre
- Cedit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeni
- Köklenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayar
- İmecilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmece
- Boylam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meridyen, Tul, Uzunluk Dairesi
- Estetik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedii, Güzel Duyu
- Lokmanruhu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eter
- İftira Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karalamak
- Eriyik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahlul
- Töz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Cevher, Kök, Temel
- İnançlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mümin
- Atmosfer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buğuyuvar, Gazyuvarı, Havayuvarı, Hava
- Şeker Renk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pek Yolunda Olmayan, Soğuk Bir Hava Esen (Ahbaplık İlgisi)
- Mihnet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Üzüntü
- Irk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soy
- Kök Salmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmuş
- Yıkımlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahribat
- Oluşum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşekkül, Teşkil
- Fikirler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efkâr
- Minimum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asgari, En Az, Azra, En Aşağı
- Kullanıvermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kullanmak
- Yavaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hızlı Olmayan, Ağır, Asta, Alçak, Hafif
- Konu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahis, Husus, İş, Laf, Mevzu, Sayfa, Sermaye
- Hapsetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoymak, Engellemek, Kapamak, Sınırlamak, Tutuklamak
- Tatil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinlence, Ara, Dem Alış, Grev, İstirahat, Boşuklama, Kapama
- Debelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabalamak, Çırpınmak, Kımıldamak, Tepinmek
- Zorunlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecburi, Çaresiz, Mecbur, Zaruri
- Sımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Kırmak, Yenmek
- Çamurlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşmak
- Yetenekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahir
- Kibar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kostak, İnce, Nazik, Zarif, Değerli, Efendi, Seçkin, Soylu, Zengin, Şık, Köklü
- Duyma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sema
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü