Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Format kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Boyut
- Mutabık Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak
- Kafa Dengi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafadar
- Sonrasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebedi, Sonsuz
- Skala kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gam
- Müstamel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski
- Hücum Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılmak, Çatmak, Saldırmak, Sarmak, Yürümek
- Nene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anne, Babaanne, Büyükanne, Nine
- Sükût kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Susku, Susma, Sessizlik, Konuşmama, Söz Söylememe
- Burma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Musluk
- Dipfriz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derin Dondurucu, Donduraç, Buzdolabı, Dondurucu
- Susturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bastırmak, Gidermek, İlzam Etmek
- Kıymet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer, Kadir, Not, Paha
- Mahkûm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hükümlü, Mecbur, Cezalı
- Yetişme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelme
- Vazgelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vazgeçmek
- Kinaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaylama, Değinmece, İma, Kerçeme
- Acılaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıma, Turşulaşma, Tüntleşme
- Karşıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, Aykırı, Karşı, Zıt, Kontrast
- Çokça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı, Fazla
- İnfial kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gücenme
- Hayatiyetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı
- Meddah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözçatar
- Kılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyafet, Eşkâl, Giyim, Üst Baş, Kisve
- Umumiyetle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genellikle
- Çarpışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaşmak, Vuruşmak
- Kuruluşlar Bütünü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kompleks
- Yalıtıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalıtkan
- Argıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçit, Dağ Geçidi, Boğaz, Dağ Boğazı, Derbent
- Derken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bu An, Bu Vakit, O An, O Vakit
- Basur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mayasıl, Hemoroit
- Yaydırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevzi
- Yetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkışmak, Gitmek, İdare Etmek, Kifayet Etmek, Ulaşmak, Kafi Gelmek
- Tahdit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahdutlaştırma, Sınırlama, Çevreleme, Buçlama, Belli Etme, Belirleme
- Eş Koşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şirk
- Numaracı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenbaz
- Hislendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulandırmak
- Anten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyarga, Sırgavıl
- Gurur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benlik, Büyüklük, Övünme, Çalım, Onur, Kibir, Kasıntı, Kurum, Loka, Tekebbür, Şeref
- Gazete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sütun
- Gözgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayna
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü