Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Farazi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varsayımsal
- Çelişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtiraz Etmek, Zıt Olmak
- İdare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daire, Dümen, Kuruluş, Tutum, Yönetme, Yönetim
- Bilgicilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Safsata, Sofizm, Safsatacılık
- Kıskançlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıskanmak
- Ölçüşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılaştırmak, Mukayese Etmek, Yarışmak, Müsabaka Etmek
- Modülasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişim
- Yağmalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garet Etmek, Talan Etmek
- Bitim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nihayet, Son
- Mevt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölüm
- Sıkıntısız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ak, Hafif
- Başçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önder
- Salih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarar, Elverişli, İyi
- Gür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bol, Verimli, Feyyaz
- Sağlığını Bozmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunmak
- Sergerde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş, Elebaşı
- Zırva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçma, Boş Söylemek, Boşboğazlık, Cefengiyat, Boş, Anlamsız, Saçma Sapan
- Titretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsmak
- Gezinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaşmak, Eğlenmek
- Başkâtip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başyazman
- Bitiştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kenetlemek
- Alayiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteriş, Övünme
- Oynamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak, Hareket Etmek, Karıştırmak, Kımıldamak
- Çetrefil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık, Anlaşılmaz, Dolaşık
- Tanen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mazı Tozu
- Yarar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fayda, Avantaj, Çıkar, Elverişli, Kâr, Kazanç, Menfaat, Uygun, Yarayan, Nefi, Ası
- Kepenk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pencere Kapağı
- Yağhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağevi
- Balıkkulağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Midye
- Hızma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küpe
- Ödence kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tazminat, Fariza, Vecibe
- Çeper kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çit, Zar, Cidar
- Özne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fail, Müptedi
- Kuşatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek, İhata Etmek, Kaplamak, Kucaklamak, Muhasara Etmek, Sarmak
- Mecburiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükümlülük, Zorunluluk, Gereklik, Zor
- Özveri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fedakârlık
- Saldırış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atak, Hamle
- Yemlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rüşvet
- Tecavüzkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütecaviz, Saldırgan
- Abstreleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücerretleşmek, Soyutlaşmak
- Çekici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cazip, Ilımlı, Cazibedar, Dişi, Cazibeli
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü