Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Fahi� ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı!
- Ele Salma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğfal
- Etüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırma, İnceleme, Mütalaa, Müzakere, Ek Çalışma, Ek Ders
- Tabii Afet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğal Yıkım, Felaket
- Nitrik Asit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kezzap
- Göçürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakil
- Buket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gül Destesi, Güldeste
- Muallel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksik, Sakat
- Fazilet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erdem
- Pervaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parvaz, Çerçeve, Uçuş
- Yasallaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanunlaşmak
- Sosyal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtimai, Toplumsal
- Sıkıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasvet, Meşakkat, Ruhsal Yorgunluk, Sendrom, Cefa, Çile, Düşünce, Ezgi, Eziyet, Fırtına, Gaile, Hâl, Hüzün, Kahır, Kambur, Karanlık, Keder, Kor, Külfet, Mesele, Mihnet, Problem, Rahat, Sancı, Sorun, Usanç, Zaruret, Zehir, Zor, Tedirginlik, Eza
- Kadem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adım, Ayak, Uğur
- Birinci Sınıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mükemmel
- Lütfetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağışlamak, Söylemek, Vermek, İhsan Etmek, Bildirmek, İzin Vermek, Müsaade Etmek
- Yapılanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşum
- Şahlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşmak, Işıldamak, Kükremek, Parlamak
- Eşarp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atkı, Baş Örtüsü
- Repo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faiz
- Müdüriyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müdürlük, Yönetimlik
- Ahit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ant, Antlaşma, Yemin, Devir, Zaman, Söz Verme
- Şapşal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Budala, Özensiz
- Peşinci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öndülcü
- Zıddiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelişki, Tenakuz, Uyuşmazlık, Karşıtlık
- Sulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşık, Vıcık Vıcık
- Dipli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derin, Esaslı, Köklü, Temelli
- Taşımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek, Dökmek, Duymak, Giymek, Hissetmek, Kaldırmak, Katlanmak, Üstlenmek, Nakletmek
- Aforoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışlama
- Toplanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecmu, Toplu
- Seçmeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhayyer
- Dil Cambazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatip
- Mecra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatak, Akak, Suyolu, Suyolu Atağı
- Yatırım Yapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maya Koymak
- Şikayet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınmak, Sızlanmak
- Döşekçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Minder, Şilte
- Büyüksemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzam Etmek
- Voltaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerilim
- Feminist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dişilci, Hatuncu
- Verilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak
- Homojen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzeşik, Bağdaşık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü