Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
F�t�k ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı!
- Mahcubiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utangaçlık, Utanma, Sıkılganlık
- Mazhakeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mizahi
- Kişiler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zevat
- Boşluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksiklik, Kofluk, Feza, Oyuk, Ara, Göz, Kesinti
- İtaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş Eğme, Söz Dinleme, Boyun Eğme, Buyruğa Uyma
- Kartelci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekelci
- Gram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağram
- Tenkit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştirme, Eleştiri, Noktalama
- Mezuniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitirme, İzin, Yetki
- Zorlayıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücbir
- Tebellür Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirmek
- Güzeşt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Iskonto, Taviz
- Kanunuesasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anayasa
- Mücerret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekâr, Soyut, Evlenmemiş, Yalnız, Ancak
- Nefiy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürgün
- Yankılanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksetmek, Aksiseda Vermek
- Yatıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bastırmak, Teskin Etmek
- Cereyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akım; Akıntı
- Plüralist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğulcu
- Kösteklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bukağılamak, Engellemek
- Sultan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Padişah
- Akan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cari
- Gönül Borcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Minnet, Şükran
- Hissetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyumsamak, Sezinlemek, Anlamak, Duymak, Paykamak, Sezmek, Taşımak, Tatmak, Yaşamak
- Sırtüstü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkaüstü
- Lanet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lanetlemek
- Güçsüzlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zafiyet
- Paketlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaplaştırmak, Yakalamak, Yığıp Bağlamak
- Mevt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölüm
- Tırtık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çentik
- Elinin Körü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü
- Çoban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürücü
- Pıtrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Sık
- Esas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana, Anayasa, Asıl, Baş, Başlıca, Gerekçe, Gövde, Hakikat, İlke, Kök, Mahiyet, Omurga, Temel, Üs, Ana Öge, Asal
- Ozan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âşık, Şair
- Tevdi Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Vermek
- Bölüşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üleşmek, Paylaşmak, Taksim Etmek
- İare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti, Ödünç
- Yontucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heykeltıraş
- Ceride kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gazete, Tutanak, Kayıt Defteri
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü