Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Evlat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oğul, Kız, Soy, Çocuk, Çocuklar, Döl, Yavru
- Sergen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cam Bölme, Dolap, Vitrin, Raf
- Strapless kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Askısız
- Kaltaban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarlatan, Yalancı, Namussuz, Hileci
- İttihaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutma
- Sağbilge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hekim, Otacı, Atasagun
- Elmastıraş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elmas
- Dürüşt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıcı, Sert
- Komütatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevireç, Çevirici, Anahtar
- Rebabi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulu, İnce
- Genelleştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamim
- Peşin Fikir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ön Yargı
- Rençper kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiftçi, Irgat, Gündelikçi, Eğner, Tarım İşçisi
- Çarliston kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Uzun
- Acil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tez, Süratli, İvedili, Hızlı, İvedi, Evgin, Müstacel, Gecikmez, Geciktirilemez, Ertelenemez
- Yetirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdare Etmek, Tamamlamak
- Arakçın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takke
- Tazeleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlanmak, Gençleşmek
- Bulanık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donuk, Puslu, Dumanlı
- Kanuncu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanuni
- Mutasarrıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kullanıma
- Kalem Efendisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâtip
- Kafa Dengi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafadar
- Lazımlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturak
- Tapınak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mabet
- Özdevim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otomatizm
- Yetkili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezun, Salahiyetli, Salahiyettar, Sorumlu
- Yalandan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzmece, Üstünkörü, Sureta, Yalancıktan
- Hafta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yedil
- Füsun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyü
- Zıbarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek, Gebermek; Uyumak, Sızmak
- Para Cüzdanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarık
- Mazeret Kâğıdı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezkere
- Kaba Et kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıç
- Havadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayı, Torpil, Velinimet, Havası Bol, Yeleken, Yeles
- Anaforcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedavacı
- Olumlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcap
- Lisans Belgesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diploma, Şahadetname
- Kocamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyarlamak, Yaşlanmak
- Çav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber, Ses, Ün
- Katarakt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Perde, Akbasma, Aksu
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü