Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Espas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık
- Çimke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ders, İbret
- Mahmur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuşuk, Baygın, Uykulu, Uyku Sersemi, Üzgün, Dalgın Bakışlı
- Dirim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayat, Yaşam; Yaşama Gücü
- Edepli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmalı, Utlu, Faziletli, İnce, Nazik, Uslu
- Tamamlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütünleme, Bitirme, İkmal
- Dekolte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık
- İade Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaytarmak
- Depo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ambar
- Tebelleş Olma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elçekmemek
- Açık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aleni, Belirgin, Açılmış, Serbest, Aşikâr, Berrak, Boş, Çıplak, Münhal, Sarih, Somut, Vazıh, Zahir
- Sanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zan
- Hamhalat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çorak, Kuru
- Fasarya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Anlamsız
- Yakın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beri, Benzeyen, Andıran, Yaklaşan, Dip dibe, Akraba, Dost, Arkadaş, Uzak Olmayan, Doğru
- Kimlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimlik Belgesi, Tanıtma Kartı, Çehre, Etiket, Hüviyet, Şahsi Vesika, Üzeri
- İktisap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanım, Edinim
- Akar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıcı, Akışkan, Sıvı
- Yakşı Yol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güle Güle
- Vazolunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konulmak
- Noksan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksik, Eksiklik, Kusur, Natamam, Yarım
- Salmalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otlak
- Argo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yozdil
- Zükâm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezle
- Sınalgı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Televizyon
- Tekdir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlamak, Paylamak
- Durulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakinleşmek, Uslanmak, Yatışmak, Sükun Bulmak
- Durak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanacak, Mevkif
- Temeyyüz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivrilmek
- Yüzyıllık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asırlık
- Samanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merek
- Basın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matbuat
- Oranlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demek, Hesaplamak, Karşılaştırmak, Kıyaslamak, Ölçmek
- Acıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrıtmak, İncitmek, Yakmak
- Görevli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memur
- Savrulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağılmak
- Şişmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiş
- Köndelen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlama
- Cehennem Azabı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eziyet
- Çıngırdak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıngırak
- Vukuf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bacarıklık, Bilgi, Bilik, Anlama, Bilme
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü