Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Emrivaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oldubitti, Olut
- Ümranlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındır
- Meteorit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göktaşı
- Ulular kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibar
- Münferit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek, Ayrı, Tekil, Bireysel, Yalnız, Kendi Başına
- Uzunluk Dairesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boylam
- Gayret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaba, Ceht, Efor, Himmet, Hız, Uğraşma
- Bıdık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısa, Tıknaz
- Velespit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bisiklet
- Konakçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konak, Mihmanhane, Otel
- Nod kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumru
- Suret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Betim, Kılık, Biçim, Çehre, Görünüş, Kopya, Nüsha, Resim, Tarz, Yol, Yüz
- Beyazperde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinema
Doğrusu Beyaz Perde şeklinde yazılır.
- Despotizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorbalık, İstibdat
- Çelimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayıf, Güçsüz, Cüssesiz, Kuru, Sıska
- İstihsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarma, Elde Etme; Üretim
- İnan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İman, İtikat
- Sonrasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebedi, Sonsuz
- Ekşi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygunsuz
- Alengir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Fiyaka, Gösteriş, Hile, Tuzak
- Tahribat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkım, Yıkımlar
- Surat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz, Çehre, Sima, Somurtkanlık
- Mızraksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargısız
- Mücevherat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süs Eşyası, Cevahir
- Tacilî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acele, İvedi
- Sanıvermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanmak
- Fake kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feyk, Gastan
- Değerlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önem Vermek, İtibar Etmek
- Harika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olağanüstü, Mükemmel, Tam, Ülküsel, Tansık, Eksiksiz, Kusursuz
- Çakın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvılcım, Şimşek
- İntibak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışmak, Uymak
- Bireysel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ferdi, Şahsi
- Diğeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkası, Öbürü, Öteki
- Matriarkal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anaerkil
- Birazdan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az Sonra
- Emülsiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sütsü, Duyarkat
- Istampa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damgalık, Damga, Mühür
- Gut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damla Hastalığı, Nıkris
- Günahlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günahkâr
- Lokalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böbürlenmek, Övünmek
- El Birliği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beraberlik, Birgelik, Dayanışma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü