Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Efsunlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okuyup Üflemek, Büyülemek, Büyü Yapmak
- Başçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önder
- Aktris kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyuncu
- Kanaatçil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutumlu
- Röprodüksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdeşbaskı, Çoğaltma, Taklit, Kopya
- Dalavere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalga, Dolma, Dümen, Dolanla, Hileyle Gizlice Görülen Kötü İş, Sahtekarlık, Gizli Oyun
- Üzerine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dair, Hakkında
- İşyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memur
- Zoraki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstemeyerek, Zorla
- Güçsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âciz, Çelimsiz, Kof, Ölü, Pestil
- Kesafet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokluk, Yoğunluk
- Delalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanıtlık, Kılavuzluk, Aracılık , İşaret, İz, Vasıtacılık
- Sevmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönül Vermek, Hoşlanmak; Okşamak
- Sergi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekspozisyon, Teşhir, Gösterim, Kilim, Yaygı
- Çengel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatal, Fiş, Karmak
- Yolcu Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göndermek
- Ağarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyazlaşmak, Aklaşmak, Aydınlanmak
- İşitilmedik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fevkalade
- İfade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlatım, Tabir, Deyiş
- Albüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzançalar, Resimlik
- Çizinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıyrık
- Aydın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Entelektüel, Münevver, Kültürlü, Okumuş, Görgülü, İleri Düşünceli, Işık Alan, Işıklı, Aydınlık, Sarih, Somut, Vazıh, Veciz, Ziyalı
- Bunalım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buhran, Kriz, Bunluk
- Nikap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz Örtüsü, Peçe
- Lanetleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Telin
- Umulmayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşmak
- Sebzevatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manav
- Kucak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aguş, İç, Koyun, Ocak, Ortam
- Şifalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağaltıcı
- Akman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temiz, Saf
- Sersemlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sangılamak
- Sıkıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komprime; Düşük
- Durgunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nekahet, Sükûn, Sükûnet
- İnanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aklı Yatma, Kanma, Emniyet, İtikat, Kanaat
- Daldırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalmak
- Tekinsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabu
- Nesir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düz Yazı, Düzyazı
- Kararlayarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kararlama
- Sürur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevinç
- Hoppa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafif, Havai, Delişmen, Serbest, Koket
- İğ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğirmen, Kirmen
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü